Yeni yılda, 21. yüzyıl bebeklerine “Erken Bebek Uyarımı” keyfini hediye edin

Yeni yılda, 21. yüzyıl bebeklerine “Erken Bebek Uyarımı” keyfini hediye edin

Görsel uyarım yaklaşımıyla beyin gelişimini tetikleyen, flash kartlarla zenginleşen “Erken Bebek Uyarımı” programı, bebeklerimizi geleceğe hazırlıyor. Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’nden Çocuk Gelişimi – Eğitimi Uzmanı ve Psikolojik Danışman Rehber Ayşim İncesulu, beş duyuyu hedef alan “Erken Bebek Uyarımı”nın bebeklerin potansiyelini ve sosyal becerilerini artırdığını, onların daha özgüvenli ve keyifli olmasını sağladığını belirtiyor.

En son araştırmalar diyor ki; bebeklerin sağ beyin lobu 0-36 aya kadar en aktif, en hızla gelişen ve gördüğü her şeyi yıldırım hızıyla görsel olarak kaydeden beyin bölgesidir. “Erken Bebek Uyarımı” programı da sağ beyin lobunu çeşitli uyaranlarla tetiklemektedir.

Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’nden Çocuk Gelişimi – Eğitimi Uzmanı ve Psikolojik Danışman Rehber Ayşim İncesulu, işte bu nedenle bebeklik döneminde “Erken Bebek Uyarımı”nın çok önemli olduğunu belirtiyor ve 21. yüzyıl bebeklerinin bu program yoluyla çok daha donanımlı, sosyal, özgüvenli ve keyifli olacaklarının altını çiziyor.

Erken çocukluk döneminde, beynin yetişkinlikte nasıl çalışacağı belirleniyor.

Ayşim İncesulu, bebek gelişimiyle ilgili şu bilgileri veriyor:

Bebekler doğduklarında beyinlerindeki sinir hücreleri arasında bağlantı yapmaya hazır, kullanabileceklerinden kat kat fazla sinaptik bağlantı vardır. 30-36. aylara kadar bebekler, anladığımız şekilde analitik bir düşünce yapısı ile parçadan tüme giden sebep – sonuç ilişkisi kurarak öğrenemez, çünkü bunun için gerekli olan ön serebral korteks henüz gelişmemiştir. Buna karşın görsel ağırlıklı sağ beyin lobu inanılmaz aktiftir ve her gördüğünü bir başka duyu ve/veya duyuları ile ilişkilendirerek bir resim halinde bilinçaltımızın bulunduğu sağ beyin lobuna kaydeder.
Doğumdan itibaren 0-48 ay sürecinde; algı açıklığı, çabuk ve kolay öğrenme gibi beyin işlevleri doğru yapılandırılmış görsel uyarıcılarla belli bir biçimde kurgulandığında, var olan potansiyel en üst düzeyde işlemektedir. Bu dönemde bebeğin genetik potansiyeli doğrultusunda beynin yetişkinlikte nasıl çalışacağının altyapısı kurulmaktadır.
Görsel ve blok halinde kayıt yapabilen sağ beyin lobuna bu süreçte sunulan uyaranların (eğitici materyallerin) tutarlı ve tekrar eden uyaranlar olması önem taşımakta, tekrar etmek bu bağlantıları güçlendirmekte ve kalıcı hale getirmektedir.

Diğer bir özellik ise yeni doğan bebeğin nitelikli görsel uyarımı için yuksek kontrastlı renklerin kullanılmasının gerekliliğidir. Yeni doğan bebeğin gözlerindeki retina yapısı henüz kırmızı, mavi, pembe, sarı ve yeşil renk değerlerini algılayacak olgunluğa erişmediğinden siyah ve beyaz en kolay uyaran ve ilgi çeken kontrast renkler olarak ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle yeni aktivitelerdeki görsel materyaller bu bilgiler doğrultusunda hazırlanmaktadır. Bebek büyüdükçe siyah ve beyaz renklerden kırmızı ve diğer renklere geçilmektedir.

Böylece “Erken Bebek Uyarımı”, çeşitli aktivitelerle bebeklerimizin dikkat süresini ve görsel belleğini geliştirir, merakını tetikler ve sinir sistemini uyarır. Duyularını (görme, işitme, dokunma) kullanarak gelişim basamaklarına daha hızlı ulaşmasını sağlar ve motor becerilerini hızlandırır… Sonuç olarak bebeklerimizin potansiyelini artırır.

Bir cevap bırakın