Türkiye’de 1,5 milyon kişi skolyoz hastası

Türkiye’de 1,5 milyon kişi skolyoz hastası

Skolyozun saptanabilmesinde ailelere önemli görevler düşüyor. Ancak çoğu kez aileler hastalığın farkına dahi varmıyor. Oysa skolyoz tedavisinde erken teşhis ve doğru uzmana başvurmak, başarılı sonuç almak için şart.

Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Konya; özellikle genç kızlarda görülen skolyoz ile ilgili şu bilgileri verdi:

Skolyoz; omurganın çoğunlukla sırt veya bel bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Skolyoza bağlı sırtta eğrilik (şekil bozukluğu) ve sırt-belde hissedilen ağrı en önemli yakınmalardır. Skolyozlu hastaların çoğunluğu kız çocuğu olduğu için bir dönem sonra psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir. Bir kürek kemiği diğerine göre daha dışarıda ve bir omuzu diğer omuzdan daha düşük durur. Bu da kişinin kendine olan güvenini sarsıp depresyona neden olabilir.

Kızlarda daha sık görülüyor

Skolyoz, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Ancak bizim günlük yaşamımızda sıklıkla karşılaştığımız skolyozlar; daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni henüz tam olarak bilinmeyen (idiyopatik) skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Bir de erişkin yaşta görülen omurga yaşlanmasına bağlı olarak gelişen bir skolyoz türü vardır. İdiyopatik skolyozlar kız çocuklarında çok daha sık görülür. Özellikle 30 dereceyi geçen skolyozlar genç kızlarda erkeklere oranla on kat fazla görülmektedir. İdiyopatik skolyozlar, en sık görülen skolyoz türüdür. Nedeni bilinmez. İdiopatik skolyoz, en sık 10 – 14 yaş arası kız çocuklarında görülür. Erkek çocuklarda görülme oranı kızlara göre oldukça düşüktür.

Tanıda güçlük ve geç kalma en sık görülen sorun. Çoğu zaman aileler dikkat etmiyor. Bazen hiç belirti vermediği, sadece şekil bozukluğu olduğu için; aileler çocuklarının duruşunun bozuk olduğunu sanıyorlar ve hastaneye götürmüyorlar. Oysa Skolyoz hastası çocukların mutlaka Omurga cerrahına götürülmesi gerekir. Omurga cerrahları; Beyin ve Sinir Cerrahisi ya da Ortopedi ve Travmatoloji kökenli cerrahlar olup, hastalar bulundukları şehirlerdeki omurga cerrahlarına ulaşabilmek için gerekirse Türk Omurga Derneği’nden yardım isteyebilirler.

Yaş ilerledikçe tedavi zorlaşır

Doğuştan olan skolyozlar (2-4 yaş arası) hastalığın ağırlığı veya skolyozun şiddetine bağlı olarak her yaş grubunda ameliyat edilebilir. Çocukta 10’lu yaşlarda ortaya çıkan idiyopatik skolyozlar ise 10-14 yaşında ameliyat edilmeli. Yaş ilerledikçe tedavi zorlaşır.12 yaşındaki bir hastayı tedavi etmekle 45 yaşındaki bir hastayı tedavi etmek aynı kolaylıkta değildir.

Ameliyatla yaşam kalitesi yüzde 80 artıyor

İdiyopatik skolyozlarda ve eğriliği 40 derecenin üzerindeki skolyoz hastalarında; vidalar ve vidaları birbirine tutturan çubuklar yardımıyla omurga düzeltilir. Ameliyattan sonra birinci gün hastalar yürütülür, üçüncü ve dördüncü gün taburcu edilir. Hastalar, 2-3 hafta içerisinde günlük yaşantılarına dönebilir. Korseyi ise 6 hafta gibi bir süre takmaları gerekir. Skolyoz hastalarında cerrahi yöntem, yaşam kalitesini yüzde 70-80 oranında yükseltir.

Yürüme bozukluğu pek çok sorunun tetikçisi olabilir!

Günümüzde pek çok kişide görülen yanlış yürüyüş ve yere basış vücudumuzun farklı bölgelerinde sorunlar ortaya çıkarabiliyor. “Denge Yürüme Analizi Sistemi” bunu kontrol ederek ve düzelterek vücudumuzun doğru şekilde yere basmasını diz, ayak ve omurgada ileriki zamanlarda çıkabilecek sorunları önceden önlem ve tedavi etme imkanı sağlıyor.

Denge Yürüme Analizi nedir ve ne işe yarar?

Prof. Dr. Deniz Konya, Denge Yürüme Analizi ile kişinin dengeli yürüyüşü olup olmadığını numerik rakamlarla değerlendirebildiklerini söylüyor. Prof. Konya, bu tespitin en önemli noktasının standart bir tedavi uygulamak yerine sorunun nerede olduğunu belirleyerek soruna odaklı ve kişiye özgü fizik tedavi olanağı sağlayabildiklerini vurguluyor. Denge Yürüme Analizi sadece bir hastalık grubu için değil (beyin hastalıklarından, omurga, omurilik, kalça, diz ve ayak gibi) pek çok hastalık grubunda kullanılabilecek bir yöntem olduğunu belirtiyor.

Yanlış yürüyüş şeklini nasıl düzeltebiliriz?

İnsanların içe ve dışa olmak üzere yanlış yere basış teknikleri uyguladıklarını söyleyen Prof. Dr. Deniz Konya, yanlış basış şekilleri uygulayan kişilerin vücudunun ileriki aşamalarında dizde, kalçada ve omurgada risklerin oluşabileceğini belirtiyor. Prof. Konya, ayak analizi testi ile kişinin nasıl bastığını ve yanlış basışı düzeltmek için hastalara kişiye özgü fizik tedavi yöntemi belirlediklerini ayrıca standart ayak tabanı yerine kişiye özgü ayak tabanı oluşturarak soruna odaklı tedavi yöntemi uygulayabildiklerinin altını çiziyor.

Bir cevap bırakın