Soğan

  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan
  • Soğan

İki Yıllık | 0,4-1,2m | 6-8 Aylar | Ho,Na | Soğan

Soğan, Zwiebel, Allium cepa

Familyası: Pırasagillerden, Lauchgewaechse, Alliaceae

Drugları: Soğan: Alli cepae bulbus
Soğan kökü de soğan diye de anılır, yemek ve salatalara katılır, şurup, şerbet, şarap, tentür ve natürel ilaçları yapılır. 

Giriş: Pırasagillerin takriben 800 türü mevcuttur ve bunlardan en önem¬lisi de soğandır. Bilinen soğanın haricinde soğandan türeyen Çin soğanı: allium chinensis ve Türkistan soğanı: allium abliquum yöresel olarak kul-lanılan türlerdir. Türkistan soğanı Romanya ve Rusya’nın bazı yörelerinde soğan yerine kullanılmaktadır. Bizi asıl ilgilendiren soğanın asıl vatanı Türkistan, Afganistan’ın Türkistan bölgesi ve Horasan olup zamanla buradan dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Mısırlıların piramitleri ya-parken sadece bir piramidin yapımı sırasında orada çalışanlar bu günkü değeri ile 360.000 euro olan soğan sarımsak ve turp yemişlerdir. Tarihte ilk yazılı kitaplardan olan Ebers Papyrus’da MÖ: 1500 yıllarında bunlardan bahsedilmektedir. 

Botanik: Soğan 40-120cm boyunda iki yıllık bir bitki olup dikine yük¬selen bir gövde ve onun iki yanında mavimsi yeşil içi boş uzun yapraklardan oluşur. Gövdenin tepesinde topuz gibi bir çiçek demeti bulunur ve bu çiçek demetinin etrafını sayısı 100’e yakın çiçeklerden meydana gelir. Çiçekleri 6 oval beyaz renkli ortasında yeşil bir çizgisi vardır ve göbek küre şeklinde beyaz renkli ve 6 adet sarımsı döllenme tozluğu bulunur. Köklerine soğan denir ve soğanları küre veya yumurta şeklinde dış ka-buğu sarımsı esmer veya kırmızımsı sarı renktedir. 

Yetiştirilmesi: Soğan Türkiye’nin hemen her bölgesinde problemsiz ye-tişir ve yetiştirilir.

Hasat zamanı: Sonbaharda olgunlaşan soğanları sökülerek kurutulur, kurutulurken ya serilir veya saç örgüsü gibi bağlanarak asılır. Şayet birinci yılsonunda soğanları sökülmeyip bırakılırsa, ikinci yıl çiçek açar ve çiçekleri olduktan sonra tohuma dönüşür. 

Birleşiminde: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
1) Alkilcyteinsulfoksiller: Trans-S-(1-propenyl)-L-(+)-cysteinsulfoksid %0,1-0,2, cycloallin, allin (S-allyl-(+)-cysteinsulfulfoksid), metilalliin (S-metil-L-(+)-cysteinsulfoksid), propylalliin (S-propyl-L-(+)-cysteinsulfosksid) Bu yukarıdaki alkilcysteinsulfoksitler soğan kesilince parçalanarak oligosulfitler, thiosulfinatlar ve α-sulfinyldisulfitlere dönüşür ve bu eter yağları oluşur. Bunlardan en önemlisi trans –S-(1-propenyl)-L-(+)-cysteinsulfoksidin allinazenzimi ile parçalanması ile ağlatan thiopropanal-S-oksid ortaya çıkar. 
2) Eter yağları % 0,005-0,046: 1-propenyldisulfid, propyldisulfid, propyltrisulfid, metilpropenyldisulfid, metilpropyltrisulfid, sulfid, trisulfid
3) Glutamilpeptitler: 
a-) gama-glutamil-aminoasitler (kükürtsüz olanlar); γ-glutamilvalin, γ -glutamilleucin, γ -amiltyrosin, gamaglutamfenilalanin 
b-) γ -glutamil-aminoasitler (kükürtlü olanlar); γ -glutamilmetionin, γ -glutamil-S-metilcystein, glutathion ve S-sulfoglutathion
4) Flavonitler: quercetin, kâmpferol, spiraeosit (quercetin-4’-O-beta-D-glikopyanosit
5) Minerallerden: Potasyum, fosfor, kükürt, kalsiyum, magnezyum, kobalt, nikel, flor, mangan ve demir
6) Vitaminler: B1, B2, C, E-Vitaminleri ve β-karotin
7) Karbonhidratlar: Mannan, pektin, pektin, pentosan, fruktan ve glikozlar
8) Ayrıca: Şeker, inulin ve karbonikasitlerden: protokateşuasit ve ferulasit

Araştırmalar: Yıllar süren gözlemlerde soğanla beslenenlerin kalplerinin güçlü olduğu ve mide kanserine soğan yemeyenlere göre daha az yakalandıkları vede damar sertliğini önlediği tespit edilmiştir.
1) Finlandiya’da 5000 kadın ve erkek üzerinde 25 yıl süren bir araştır-mada birleşiminde flavonitler bulunan elma ve soğan gibi besinlerin kalp krizini önlediğini belgelemişlerdir. (ZP.4.96.204).
2) Hollanda’da 120.000 kişi üzerinde yapılan gözlemde hergün yarım soğan yiyenlerin mide kanserine % 50 oranında daha az yakalandıkları tesbitedilmiştir. (NH.8.97.457)
3) 25.04.1994 tarihinde iş yerinin mola arasında kitap okurken pencere arlaığından esen rüzgardan boyunum tutulmuştu. Birçok tedavi me-todu denedimse de fayda etmedi. Bir akşam 4-5soğanı ince kıyarak bir tülbentte boynuma sardım. Sabah kalktığımda boynum¬daki ağrı geçmişti fakat kötü bir koku kalmıştı. 
4) 09.05.1994 sabah kalktığımda hem belim tutulmuş hem de ağrıyor¬du. O gün büyük bir sıkıntı ile çalıştım fakat eve gelince belime hemen soğan sargısı sardım. Sağlığım hemen düzeldi. 03.05.2001 yine bel ve omuz ağrısına yakalandım. Çaresi yine soğan sargısıydı. Doktorum ilaç yazdı ama almama gerek kalmadı. 
5) Iş yerinde bir tanıdğımın (Hacı Mustafa) omuzuna dokunduğumda adam bir anda hopladı. Ne oluyor diye sorduğumda vücudunu gezen bir ağrı (yel romatizması) olduğundan bahsetti. Omuzuna soğan kı¬ya-rak sardım ve birgün sonra sorduğumda ağrısının geçtiğini söyledi.
6) Sık sık gribe yakalanan çocuklar için oğan şurubu hazırladım ve 3-4gün süreyle günde 3-4defa bir yemek kaşığı verdim.çocukların gribe karşı direnci hemen arttı ve gribi hemen atlattılar. Gökçek İksir daha etkilidir.

Tesir şekli: Antibiyotik, iltihapları önleyici, kandolaşımını düzenleyici, safra artırıcı, kandaki şekeri düşürücü, idrar söktürücü, krampları önle-yici, göğüs yumşatıcı, balgam söktürücü, teskinedici ve kan yapıcı özel-iklere sahiptir. 

Kullanılması:
1) Araştırmalara göre sürekli soğan yiyenlerin daha az mide kanserine yakalandıkları ve daha az kalp krizi geçirdikleri tespit edilmiştir, fakat bu araştırmalar tedavi maksadıyla kullanmak için yeterli değidir. 
2) Halk arasında: Soğan şurubu, şerbeti, veya sirkesi başta: Grip, ök¬sü-rük, bronşit, astım, ses kısılmsı, yüksek tansiyon, boyun ağrısı, kalp zafiyeti ve kandaki kolesterol, lipid ve şekeri düşürücü etkiye sa¬hiptir. Bu etkisi sarımsak kadar değildir. Soğan suyunun kulağa damlatılması ile kulak ağrısı, göze sürülürse gözdeki iltihaba iyi gelir. 
3) Homeopati’de; Soğan tentürü başta nezle, üşütme, grip, burunda aşı¬¬rı akıntı durumlarında, bahar nezlesi, göz kapaklarının iltihaplanması, kulak ağrısı, yüz nevraljisi ve diş ağrısına karşı kullanılır. 

Açıklama: 
1) Bağırsaklarda salgıyı artırarak sindirimi kolaylaştırır, faydalı bakterileri artırır, zararlıları yok eder. 
2) Birleşimindeki glukokinin kandaki şekeri düşürür yani İnsülin etkisi yapar. 
3) Içerdiği mineraller ve vitaminler insan vücudunun günlük ihtiyacını karşılar. 
4) Karaciğer ve pankreas salgılarını artırarak karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasını hızlandırır.

Şurubu: Soğan şurubu için 5-6adet soğan rendelendikten sonra suyu çıkarılır ve bu suya 8-10 yemek kaşığı bal (veya natürel şeker-turhal şekeri) ve 500ml kaynatılmış su ilave edilerek tekrar iyice kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülerek buzdolabına konur. Bu şuruptan günde 3-4defa 1 yemek kaşığı alınır. 

Şerbeti: Soğan şerbeti için 5-6 soğan rebdelendikten sonra sıkılarak suyuna 8-10yemek kaşığı bal veya şeker katılır. Bu şerbet buzdolabında muahafaza edilir ve 3-4gün sonra atılması gerekir. Bundan da günde 3-4defa 1 yemek kaşığı alınır. 

Sirkesi: Soğan sirkesi hazırlamak için 5-6 iri soğan rendelendikten sonra sıkılarak suyu çıkarılır ve suyuna 8-10 yemek kaşığı bal veya şeker (turhal şekeri) ve 500ml sirke ilave edilir ve de aynı şekilde kullanılır. 

Şarabı: Soğan şarabı hazırlamak için 5-6 iri soğan rendelnedikten sonra suyuna 8-10 yemek kaşığı bal veya şeker katılır ve üzerine 500ml beyaz şarap ilave edilir ve aynı şekilde kullanılır.

Kompresi: Soğan kompresi veya sargısı yapmak için 2-3 soğan ince kıyıldıktan sonra ağrıyan yere sarılır ve 3-4saat sonra banyo yapılır. 
*Şurup, sirke ve şarap uzun süre (1-2ay) bozulmadan kalabilir fakat şerbeti 3-4günde tüketilmezse bozulur.

Homeopati’de: Tentür yapmak için taze soğanın baş kısmından 30gr temizlenerek ince kıyılır veya rendelenerek bir şişeye konur ve üzerine %70’lik alkolden (etanol) ilave edilirek güneşten uzakta muhafaza edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır ve 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de <<Allium cepa>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 15-20damla 4-6hafta süreyle alınır.

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Soğuk havada üşütme
2) Nezle ve öksürükte
3) Amputasyon (bir uzvun kesilmesi) sonucu ortaya çıkan sinirsel ağrıya
4) Sıcakta ve odada ağrılar artıyor, dışarıda azalıyorsa 
5) Tıksırma (hapşırma) ile birlikte burnun sürekli akması
6) Eklemlerin, el veya ayakların soğuk havalardan dolayı ağrıması
7) Sinirsel ağrı iplik gibi uzanıyorsa
8) Sperm kordonunun ağrıması
Bu gibi hallerde Soğan tentürü kullanılır. 

Yan tesirleri: Bilinen bir yantesiri yoktur, fakat nefes yolları rahatsız-lıklarına karşı kekik, sinirli ot, hatmi, ebegömeci ve A. Itırkök prepa¬ratları veya Gökçek İksiri daha etkilidir. Kalp rahatsızlıklarına ise alıç, aslanotu, kedi ot kökü ve oğulotu preparatları veya Gökçek iksiri daha etkilidir. 

H.Ş: Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Her kim soğan ve sarımsak yerse (kokusu geçinceye kadar evinde otursun), mescidimize yaklaşmasın! Eğer mutlaka yemek isterseniz pişirerek kokusunu gideriniz.” Buyurmuşlardır.

Bir cevap bırakın