Sıtma, malaria, malarya hayati tehlikeye sahip olan bir enfeksiyondur

Sıtma, malaria, malarya hayati tehlikeye sahip olan bir enfeksiyondur

Sıtma, malaria, malarya: resimde anofel sivrisineği ve parazitli alyuvarlarSıtma hayati tehlikeye sahip olan bir enfeksiyondur, bu enfeksiyona anofel adı ile anılan sivrisineklerin taşıdığı tek hücreli parazit olan plsmodium sebep olur. Sıtma tropik ve subtropik bölgelerde yaşayan insanlar için en büyük tehlikelerden biridir. Dünya Sağlık Teşkilatına göre yılda 300 milyon insan sıtmaya yakalanmakta ve bunların 1,5 milyonu ölmektedir. Sıtma veremden sonra dünyada en yaygın olan hastalıktır.Tropik ve subtropik ülkelere seyahat eden Avrupalı Turistlerden 120 bini yılda sıtmaya yakalanmaktadır. Sıtmaya karşı kulanılan kimyasal ilaçların yantesirinin çok büyük olması nedeniyle, son zamanlarda yantesiri olmayan ve daha etkili olan dogal ilaçalar kulanılmaktadır. Kültür bitkisi olarak yetiştirilen Sıtmaotu (artemisia annua) takriben 30 kat daha fazla etki maddesi içermekte ve boyu 6 ayda 4 metreyi bulmaktadır. Sıtmaotundan elde edilen doğal ilaçlar Çin, Tayland ve Viyetnamda kulanılmaya başlanmıştır.Enfeksiyon tehlikesi:Sivrisineğin insanı sokması sırasında taşıdığı plasmodium insana geçer. Sıtmaya yakalanma sıtmaya sebep olan paraziti taşıyan sivrisinekleri yaşadığı ülkelerde daha yüksektir. Türkiyede ise genelikle Çukurova ve güney doğu Anadolu bölgesinde görülür. Fakat bu sineğin yaşam alanı tropik ve subtropik ülkelerdir. Sıtmaya sebep olan dört plasmodium türü vardır. Bunlardan malaria tropica en tehlikeli olanıdır ve bu parazitin sebep olduğu sıtma tedavi edilmezse % 30 oranında ölüme sebep olur. Malarya tersiyanada nadiren ölüme sebep olur ve en hafif olanı ise malarya quartanadır.Sıtma rahatsızlıkları:Parazitler farklı şekilde ürerler. Sivrisinekte gelişim devresine cinsel gelişim insandaki gelişim devrsine cinsiyetsiz gelişim denir.İnsana sivrisinekle geçen parazit karaciğer hücrelerine yerleşir ve burada ilk devresine sporozoit denir. Bu devreyi tamaladıktan sonra karaciğer hücrelerini parçalıyarak kana geçer. Kanın alyuvarlarına yerleşir ve burada merzoit devresini tamamladıktan sonra kan hücrelerini parçalıyarak yeniden yeni kanhücrelerine (alyuvarlar) yerleşir. Parazitler alyuvarların yapısını bozar ve yapısı bozulan alyuvarlar kılcal damarlarda birbirine veya damara yapışarak buralarda tıkanmalara neden olur. Böylece oksijensiz kalan bölgelerde hücrelerin ölmesine ve hatta bu beyinde olursa komaya sebep olur. Ayrıca akciğer, karaciğer, pankreas, mide, bağırsaklar ve böbrekleri tahrip edebilir.Sıtma türleri:Tersiyan sıtma, qurtan sıtma ve tropik sıtma olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Tersiyan sıtmaya plasmodium vivax veya plasmodium oval parazitleri sebep olur ve belirtileri aynıdır. Quartan sıtmaya plasmodium quartana pasmodiumu sebep olur ateşlenme süresi 4-5 Saat olup 72 saatte bir ateşlenme nöbetleri görülür. Tropik sıtmaya plasmodium falciparium sebep olur ve en tehlikelisidir vede tedavi edilmediğinde sonu ölümle bitebilir.Sıtma türü: Malaria tertiana, Malaria quartana, Malaria tropicaParazittürü: Pl. Vivax ,Pl. Oval, Pl. Malariae,Pl. FalcipariumYaşam alanı: Ilıman iklim, Tropik iklim, Tropik ve subtropikOrtaya çıkışı: Çok ani, Hızlı, Çok aniAteşlenme süresi: 3-4 Saat, 4-5 Saat, DüzensizAteşlenme nöbeti: 48 Saatte bir, 72 Saatte bir, DüzensizHastalığın komplikasyonları: Genelikle problemsiz, Genelikle problemsiz, Genelikle çok ağırkoplikasyonlar: Kolapsüs, şok, akciğerödemi, böbreğin iflası gibiTedavisiz iyiylşme: 3 Hafta sonra, 8 Hafta sonra, Genelikle ölümcülHastalığın yenilenmesi: 5 yıl sonra genelikle yeniden görülür, 1 yıl sonra genelikle yeniden görülür,Hastalığı atlatanlarda yeniden ve aynı ağırlıkta ve tehlike ile ortaya çıkar.Sıtmanın belirtileri:Hastalık aniden ortaya çıkan başağrısı, sırt ağrısı, titreme, ateş basması ve özeliklede ateşlenme nöbetleri ile kendini belieder. Sıtmanın belitileri gripe çok benzer, bu nedenlede birbirinden ayırmakta pek mümkün değildir. Sıtma nöbetleri diyebileceğimiz, ateşlenme nöbetleri tropik sıtma hariç sıtmanın türüne göre farklılık gösterir. Tropik sıtmada ise ateşlenme nöbetleri düzensiz aralıklarla görülür. Tropik sıtmada ateşlenme nöbetleri hiç görülmeyebilirde işte o zaman hasta için çok tehlikeli olabilir. En tehlikeliside beyin sıtmasıdır. Hastada önce sersemleme ve sonra ölümle biter. Beyin haricinde kalp, akciğer, mide, bağırsaklar ve böbreklerde tahribata sebep olur.Teşhis:Kanın mikroskopla muayenesi ile sıtma paraziti olup olmadığı anlaşılır ve kanın ateşlenme nöbetleri sırasında alınması gerekir. Sıtmanın belirtileri gripe çok benzer ve sadece beli aralıklarla görülen ateşlenme nöbeti ile farklılık gösterir. Fakat bu durum tropik sıtmada düzensiz olarak görülür veya hiç görülmeye bilir. Bu nedenle en tehlikeli sıtma olan tropik sıtmanın teşhisi oldukca zordur. Hastada enfeksiyonun ortaya çıkması ile birlikte üşüme, ateşlenme, dermansızlık, nabız atışlarında hızlanma, kas ve eklem ağrıları, mide-bağırsak rahatsızlıkları görülür.Tedavi:Yıllar önce sıtmaya karşı üretilen ve başarılı olduğu iddia edilen chloroquin?e karşı parazitleri dayanıklık (resistanz) göstermeleri ile birlikte yeni ilaç bulma çalışmaları tekrar hız kazanmıştır.Özelikle topik sıtmaya sebep olan plasmodium falciparium bu ilaça karşı dayanıklılık göstermiştir.a-) Kinin (chinin): Chloroquin?e karşı parazitlerin dayanıklılık göstermeleri nedeniyle yeniden kinine dönüş görülmektedir. Kinin?in yantesirinin büyük olması nedeniyle mutlaka doktorun gözetim ve denetimi gerekir.b-) Chloroquin (klorokuin): Bu ilaça karşı tropik sıtmasının dayanıklılık göstermesi nedeniyle vede yan tesirinin büyük olması nedeniyle mutlaka doktor gözetim ve denetimine alınması gerekir.c-) Mefloquin: Bu preparatı birçok özelikleri kinine benzer ve yantesirininde büyük olması nedeniyle mutlaka doktor gözetim ve denetimi gerekir.d-) Sulfodoxin-pyrimethamin: Pyrimethaminin sade olark kulanıldığında pek etkili olmamakta ve genelikle sulfodoxin?le birlikte kulanılmaktadır.e-) Halofantin: Yantesirinin büyük olması nedeniyle, özeliklede kalp hastaları içi uygun değildir.Bu yukarıdaki kimyasal ilaçların yanında birde sıtmaotundan (artemisia annua) eldeediln yarı sentetik artemisininmetileter ve arteannuin B?in kimyasal ilaçlardan daha etkili olduğu ve yantesirinin olmadığı Çin, Tayland ve Vietnamda yapılan araştırmalarla ispatlanmıştır. (ZP.3.94.172) Bu doğal ürünün haricinde immün sistemini güçlendirmek içinsıtmaotu-, ZYE preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksirini kulanılması tavsiye edilir.Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

Bir cevap bırakın