Sabun Otu

  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu
  • Sabun Otu

 Sabunotu, Seifenkraut, Saponaria officinalis

SABUN OTU

Çok Yıllık | 0,3-0,8m | 6-9 Aylar | Ça,Na | Kökü

Sabun otu, Seifenkraut, Saponaria officinalis
Çöven otu
Çoğan otu
Kırmızı Sabun otu 

Familyası: Karafilgillerden, Nelkengewaechse, Caryophyllaceae

Drugları: Sabun ot kökü; Saponariae rubrae radix
Sabun otu; Saponariae herba
Sabunotunun tamamı kullanılırsa da, esas etkili olan kısmı köküdür.

Giriş: Sabun ot kökü eskiden oldukça yaygın olarak kullanılmış, fakat zamanla bunun yerine Çuha kökü veya Saparna kökü kullanılmaya başlamıştır. Geçmişte Sabun ot kökü genellikle balgam söktürücü olarak kullanılmıştır. Günümüzde Kırmızı sabun otu; saponaria officinalis ve Beyaz sabun ot; gyposophila paniculata adı ile anılan iki tür mevcuttur. Bunlardan Kırmızı sabun kökü; saponariae rubrae radix en yaygın olarak kullanılan türüdür ve diğeri hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Sabun otu Avrupa, Asya’nın batısından Doğu Türkistan’a kadar uzanan geniş bir alan, Kuzey Amerika ve Türkiye’nin Ege, Marmara ve Karadeniz bölge-lerinde yabani olarak yetişir. 

Botanik: Sabun otu 30-80cm boyunda çok yıllık, oldukça nadiren çatallaşan bir bitkidir. Kökleri yeraltında yatay olarak çevresine yayılır, parmak kalınlığında, dışı kahverengimsi, içi beyaz renkli ve köklerinin sürgünleri ile çevresinde kümeler oluşturur. Gövdesi sağlam yapılı, yeşil veya kahverengimsi yeşil renkte ve yuvarlaktır. Yaprakları karşılıklı mız-rak şeklinde, kenarları bütün, hafif dalgalı, koyu yeşil renkli, alt yap¬rak¬ları 10-15cm uzunluğunda, üst yaprakları ise oldukça küçüktür. Çiçekleri gövdenin tepesinde topluca bir arada, her çiçek, beş adet beyazımsı pembe veya pembe renkli oval, geri kısmı birleşik olup boru şeklindedir. Taç yaprakların gerisi çan şeklinde olup 2cm uzunluğunda olabilir. Bu nedenle arı veya kelebeklerin bu bitkiyi döllemesi oldukça zordur. 

Yetiştirilmesi: Tohumlarından birkaç tanesi bahçenin bir köşesine ekil-diğinde kısa zamanda orada bir küme oluşturur. Sulak ve nemli yerlerde çimenlik, çalılık ve yol kenarlarında yabani olarak yetişebilir.

Hasat zamanı: Kökleri Eylül ve Ekim aylarında söküldükten sonra yıka-nır, kurutulur ve özel kaplarda muhafaza edilir. 

Birleşimi: Köklerinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Saponinler %2-5 arasında olup en önemlileri; Quillajaasit, Gypsogenin, Gypsosid A, B, C ve D’yi sayabiliriz. Muhetemelen Gypsosid en önemlisidir. 
b) Ayrıca Flavonglikozitler, Karbonikasitler, Şekerler, Proteinler, Zamk, Reçine, Uçucu yağlar ve Sabit yağlar içerir.

Tesir şekli: Balgam söktürücü, terletici, kanı temizleyici, safra ve idrar söktürücü, göğsü yumuşatıcı ve hafif müshil yapıcı özelliklere sahiptir. 

Kullanılması: 
a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapıl-mamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Sabun otu yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin üşütme rahatsızlıklarına karşı Kargabüken, Baptisya, Limon, Kuşburnu, A. Itırı preparatları veya Gökçek İksiri daha etkilidir.
b) Komisyon E’nin 27.04.1989 tarihli ve 80 nolu monografi bildirisine göre Sabun kökü nezle, mide, bağırsak, karaciğer rahatsızlıklarına karşı kullanılabileceği beyan edilmektedir.
c) Halk arasında öksürük, bronşit, astım, deri hastalıkları, karaciğer, pankreas, mide ve bağırsak zafiyetine karşı ve kan temizleyici olarak kullanılmıştır. Sabun otu ve kökü eskiden kirli çamaşırları yıkamak için sabun gibi kullanılırdı, bu nedenle de adı Sabun otu diye anılır. Sabun otu veya kökünün ekstresi damardan vurulursa merkez ve çevre sinir sistemini tahrip ederek ölüme neden olabilir. 

Çay: İki tatlı kaşığı sabun kökü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzü-lerek içilir. 

Çay Harmanları:

Gökçek Öksürük çayı;
>20 gr Sabun otu kökü
>30 gr Güveotu
>30 gr Sinirli ot
>10 gr Ihlamur çiçeği
>10 gr Mürver çiçeği

Gökçek Antiseptik çay;
>20 gr Güveotu
>20 gr Kılıç otu
>20 gr Papatya çiçeği
>20 gr Sabun otu
>20 gr Kekik otu

Gökçek Romatizma çayı;
>30 gr Söğüt kabuğu
>30 gr Harpago kökü
>20 gr K.menekşe kökü
>10 gr Sabun otu kökü
>10 gr Çentiyan kökü

Gökçek Öksürük çayı;
>30 gr Güveotu
>20 gr Öksürük otu
>20 gr Mürver çiçeği
>10 gr Sabun otu kökü
>10 gr Yavşan otu
>10 gr Boz otu

Gökçek Öksürük çayı;
>20 gr Sinirli ot
>20 gr Sabun otu kökü
>20 gr Güveotu
>10 gr Mürver çiçeği
>10 gr Ihlamur çiçeği
>20 gr Kekik otu

Homeopati’de: Sabun otunun kökü sonbaharda sökülür, yıkanır ve ince kıyıldıktan sonra 50gr’ı bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70;2lik Alkol ilave edilir. şişe güneş ışınlarından uzakta 4-6hafta muhafaza edildikten sonra süzülerek Homeopati’de<> veya <> ismi ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden 4-6hafta süreyle günde 3-4defa 10-15 damla alınır. Bu tentür Homeopati’de nezle, üşütme, boğaz iltihaplanması, baş ağrısı, yorgunluk, okuma ve yazma sonucu ruhsal yorgunluk gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. 

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Ağrılara karşı duyarsız
2) Büyük ilgisizlik, dermansızlık ve uyuşukluk
3) Sarhoşmuş gibi anormal davranışlar 
Bu gibi hallerde Sabun otu tentürü gerekir. 

Yan tesirleri: Aşırı dozajda Sabun ot kökü çayı mide ve bağırsaklarda tahrişe neden olur. Normal dozajda herhangi bir yan tesiri yoktur. Acıçiğdem ve tilki üzümünün birleşimindeki saponinler hemen çözülerek ka¬na geçerek zehirlenmelere neden olurken, Sabun otu kökünün birleşimindeki saponinler yan tesiri olmayan sapogenine dönüşür. Bu nedenle zehirlenme olmaz, fakat damarlardan iğneyle vurulursa saponinler değişime uğramadığından zehirlenmeye neden olur. Bu nedenle sadece ağız yolu ile çayı veya damlası alınır.

Bir cevap bırakın