PKO NASIL TEDAVİ EDİLİR?

PKO NASIL TEDAVİ EDİLİR?

PKO mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Rahim iç tabakasının progesteron hormonu etkisinden mahrum kalması ve sürekli kalınlaşması belli bir süre sonra rahim iç tabakasında kanser öncesi değişiklikler oluşmasına (“endometrial hiperplazi”), hastalık uzun süre devam ettiğinde ise bu tabakada kanser gelişmesine neden olabilir.Dahası, PKO kadında androjen (erkeklik) hormonlarının aşırı salgılandığı bir hastalıktır. Bu nedenle uzun vadede, kadında artmış androjen hormonlar kan lipit (yağ) metabolizmasını olumsuz etkilemekte, kalp-damar sistemi hastalıklarının ortaya çıkma riskini artırmaktadır.Gebe kalamama sorunu nedeniyle incelenen bir çiftte sıklıkla PKO sorununa rastlanır ve tedavi, çocuk arzusu olup olmamasına göre değişir:Çocuk arzusu olmayan bir kadında doğum kontrol hapları verilerek yumurtlama en temel aşamasından, yani folikül gelişim aşamasından durdurularak daha fazla sayıda kist gelişimi önlenir.Doğum kontrol hapının içinde bulunan progesteron hormonu etkili maddeler de rahim iç tabakasında kanser öncüsü lezyon gelişimine karşı korurlar.PKO her kadında farklı belirtilerle seyredebilen bir durum olduğundan tedavi de kişinin belirti, bulgu ve beklentilerine göre kişiselleştirilir.Genel olarak PKO tedavisinde en temel amaç uzun vadede ortaya çıkması muhtemel risklerin azaltılmasıdır. Bu amaçla alınan önlemler hayat kurtarıcıdır (pkoriskler.html).PKO tedavisinde ikincil amaç şu anda var olan belirtilerin giderilmesine yöneliktir.Kadının Tedaviye KatılımıPKO’nun şifayla sonuçlanma, yani tümüyle ortadan kalkma ihtimali düşüktür. PKO genetik zeminde geliştiği düşünülen bir hastalıktır ve genlerin tedavi edilmesi günümüzde mümkün değildir.Bu, PKO tanısı almış kadınların umutsuzluğa kapılması için bir neden teşkil etmemelidir zira PKO’da ortaya çıkan tüm kısa vadeli belirtiler (adet düzensizliği ve gebe kalamama, tüylenme) ve uzun vadeli muhtemel sorunlar için çok fazla sayıda tedavi yöntemi vardır.PKO’nun gelişmesine zemin hazırlayan “bozuk gen”in ortaya çıkaracağı belirtileri yaşam tarzında yapılacak değişikliklerle kısmen kontrol altına almak mümkündür. Bunlar arasında en önemlisi öncelikle tanı ve tedavi aşamasında doktorun önerilerine tümüyle uymaktır. Etkili bir tedavi planı oluşturulduktan sonra en az tedavi kadar etkili diğer bir etken kilonun normal sınırlar içerisinde tutulması için çaba sarf edilmesi ve egzersiz yapma alışkanlığının ömür boyu sürdürülmesidir. Bu iki önlem insülin direncinin ortaya çıkmasını veya hafif seyretmesini sağlamada oldukça etkilidir.

Bir cevap bırakın