Mide fıtığı ve reflü hastalığının ameliyatsız tedavisi

Mide fıtığı ve reflü hastalığının ameliyatsız tedavisi

Son güncelleme: 25 Aralık 2014 08:50

Mynet haber bugün 0 defa, bu haber 0

kez okundu

Yaşam şeklinde değişiklikler

– Yatağınızın başını kaldırmanız yarar sağlar. Yastıklar ile yükseltme pek yeterli olmaz, bunun yerine yatağın baş kısmını tam olarak (takoz ile veya hidrolik olarak yükseltme) yükseltmek yarar sağlar.

– Beslenme şeklinde değişiklikler: Yukarıda belirtilen reflüyü kolaylaştıran gıdalardan kaçınınız. Yemek öğünlerinizi az ve sık olarak düzenleyiniz (günde üç öğün yerine 4-5 öğün halinde, fakat porsiyonları azaltarak yemeyi deneyiniz).

– Sigaradan kaçınınız.

– Kilo vermek; fazla kilolar ile karın içi basıncının arttığı ve istirahatteki mide kapakçığı basıncını aşabildiği bilinmektedir.

– Yemeklerden sonra yere eğilmeyiniz ve yatmayınız, bir saat boyunca yere eğilip bir madde almayınız ve ayakkabınızı bağlamayınız.

– Her türlü STRESİN mide ile ilgili sıkıntılarınızı arttıracağını unutmayınız.

İlaç tedavisi

– Asit giderici (antiasit) ilaçlar

– Alüminyum, kalsiyum ve magnezyum tuzları

– Tabaka oluşturan ilaçlar: Sodyum Aljinat, sukralfat, vb.

– H2 blokerleri: simetidin, ranitidin, famotidin ve nizatidin grubu ilaçlar.

– Proton pompası inhibitörleri: omeprazol, esomeprazol, lansaprozol, pantaprazol, rabeprazol ve esomeprazol

– Prokinetikler: betanekol, metaklopramid ve eritromisin

– Diğer: misoprostol

Bu ilaçların uzun süreli kulanımında mide asit seviyesinin sürekli olarak düşük kalması sonucunda bakteri sayısında artış olur. Mide fıtığının tedavisi öncelikle çeşitli ilaçlarla yapılmakta ve bu sayede mide asidinin yarattığı tahribat önlenmeye çalışılmaktadır. Uzun yıllar tedavi görmemiş hastalarda hücrelerde bazı değişikliklerin olması veya hastanın endoskopi veya röntgen ile belirlenmiş büyük bir fıtığın olması veya ilaç tedavisine cevap alınamaması gibi durumlarda, hastalara ameliyat önerilmektedir. El-Serag ve ark. reflü hastalığı olan hastaların sürekli ilaç kullanımı ile % 17-32’sinde kısmı yanıt alınabildiğini belirlemişlerdir. Stalhammar ve ark. çalışmasında reflü hastalarında ilaca rağmen, % 30 oranında işte verimliliğin azaldığı ve % 40 oranında günlük yaşamda verimliliğin azaldığını belirlemişlerdir. Bruley des Varannes ve ark. 2013 yılında Fransa’da gerçekleştirdikleri çalışmada, direkt ve dolaylı maliyetleri hesap ettiklerinde, bir reflü hastasının yıllık 5237 Euro maliyetinin ortaya çıktığını saptamışlardır. Sandler ve ark. ABD’de reflü hastalığına ait yıllık 9.3 milyar dolar tedavi harcaması olduğunu bildirmişlerdir.

REFLÜ HASTALIĞININ ENDOSKOPİK TEDAVİSİ

1- Stretta yöntemi: Reflü hastalığına neden olan yemek borusunun altındaki gevşemiş kas yapısını gastroskopi yardımı ile radyofrekans dalgaları vererek tekrar eski işlevini kazandırma girişimidir. Stretta yöntemi 3 cm’in altında kapak açıklığı olan hastalara uygulanır. Stretta işlemi öncesinde hastaya hafif bir sakinleştirici verilmektedir. Ardından gastroskopi aracılığı ile bazı özel iğneler yardımı ile yemek borusunun alt kısmına ve mide girişine radyofrekans dalgaları verilir. Bu işlem sırasında yemek borusu ve mide ağrı yönünden duyarsız olduğu için hasta ağrı hissetmemektedir. İşlem yaklaşık yarım saat civarında sürmekte ve hastalar aynı gün evlerine dönebilmektedir. Stretta yöntemi ile hastaların % 60-70’i sürekli ilaç kullanmaktan kurtulabilmektedir.

2- Özofix yöntemi: Özofix ağızdan endoskopla birlikte mide içerisine sokulan bir alettir. Aletin uç kısmında bükülebilme ve dikiş atma özelliği mevcuttur. Özofix yöntemi 3 cm’nin altında kapak açıklığı olan hastalara uygulanır. Cerrahi olarak yapılan ve reflüyü önleyici fundoplikasyon işlemi, bu aletle endoskopik olarak yapılabilmektedir. İşlem yaklaşık 45 dakika sürmekte hasta aynı gün yada ertesi gün taburcu edilmektedir. Özofix yöntemi ile hastaların % 60-70’i sürekli ilaç kullanmaktan kurtulabilmektedir. Özofix yöntemi ile reflü tedavisi, uygun ve seçilen vakalarda uygulanabilir. Büyük mide fıtığı olanlar ve ileri derecede yemek borusunda kimyasal yanık (özofajit) olanlar için bu yöntem uygun değildir.

Prof. Dr. Korhan Taviloğlu videoları için tıklayın

Bir cevap bırakın