Mide fıtığı ve reflü ameliyatı

Mide fıtığı ve reflü ameliyatı

Son güncelleme: 30 Aralık 2014 09:23

Mynet haber bugün 0 defa, bu haber 0

kez okundu

Rudolph Nissen fundoplikasyon ameliyatını ilk olarak 1955 yılında gerçekleştirmiştir. Nissen daha sonra ülkemizde de bir dönem görev yaparak tekniğin ülkemizde gelişmesine olanak sağlamıştır.

Tekniğin esası, midenin fundus adı verilen giriş kısmındaki cep yapan bir bölümünün midenin bağlarının serbestleştirilmesini takiben yemek borusunun alt ucunun ekseni etrafında 360° çevrilerek yemek borusu alt ucuna adeta bir doğal halka veya bilezik takmaktır.

1980’lerin sonlarında, safra kesesi ameliyatlarında laparoskopinin kullanımı yaygınlaşmış ve zaman içinde laparoskopi, diğer birçok hastalıkta olduğu gibi, reflü hastalığının cerrahi tedavisinde standart ameliyat yöntemi haline gelmiştir. Fundoplikasyon konusunda Dor, Toupet vb. farklı birçok yöntem olmasına rağmen, dünya çapında standart tedavi haline gelen tek onarım yöntemi Nissen fundoplikasyondur.

Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri istatistiklerinde laparoskopik ameliyatlar içinde reflü cerrahisi; safra kesesi ve şişmanlık ameliyatından sonra üçüncü sırada gelmektedir. Reflü hastalığının bugün için uzak dönem sonuçları bilinen kalıcı tedavi yöntemi laparoskopik veya robotik cerrahidir. Reflü sonrasında yemek borusunda yara oluşan, mide fıtığı endoskopi ile teşhis edilen ve kapak yetmezliği durumlarında hastanın ömür boyu ilaç kullanması gerekebilmektedir.

Ameliyat öncesi dönemde, başarılı sonuçların elde edilmesinde önemli olan faktörlerin başında uygun hasta seçimi gelir. Burada 24 saatlik pH monitörizasyonu (yemek borusu içine pH ölçen bir prob veya uç yerleştirilip bir gün boyunca ölçüm yapılır) veya yemek borusu (özofagus) manometrisi tetkikleri kullanılmaktadır. Yemek borusunun gıdaları yeterince hızla ilerletmiyorsa, Nissen fundoplikasyon ameliyatı hasta için uygun olmayabilir.

Mide fıtığı veya reflü hastalığında ne zaman ameliyat gerekir?

Göğüsteki yanma ilaçlara rağmen düzelmiyorsa
İlaç kesildiğinde şikayetler tekrarlıyorsa
İlaca rağmen yemek borusundaki yaralar veya ülserler geçmiyor, ya da ilaç kesildikten hemen sonra tekrar açılıyorsa
Yemek borusunda kanayan yaralar varsa
Öksürüğün nedeni reflü ise
Genç yaş grubunda ise ve sürekli ilaç kullanmak istemiyorsa

Ameliyat olan reflü hastalarının % 60-80’inin; ses kısıklığı, öksürük gibi yemek borusu dışındaki yakınmalar nedeni ile bu kararı aldıkları gözlenmektedir.

Laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatının avantajları nelerdir?

Ameliyat sonrası ağrı daha az
Hastanede yatış süresi daha kısa
İşe daha çabuk geri dönme
Kozmetik yönden daha iyi sonuç

Laparoskopik mide fıtığı ameliyatına nasıl hazırlanılır?

Doktorunuz ameliyat için gerekli olan isteklerini size anlatacaktır.
Ameliyat için gerekli olan tetkikler yapılacaktır.
Ameliyattan bir gece önce duş yapmanızda yarar vardır.
Ameliyat sonrası gece yarısı itibari ile yeme ve içmeyi kesmelisiniz
Tüm kan sulandırıcı ilaçlar (Aspirin®, Coraspin®, Ecoprin®, Dispril®, Coumadin®, Heparin®, Plavix®, Pradaxa® vb.) ve romatizma ilaçları, ameliyattan 5-7 gün önce kanama riski nedeniyle doktor kontrolünde kesilmelidir.
Diyet ilaçlarının kullanımı durumunda ameliyattan iki hafta öncesinden kesilmelidirler.
Sigara içenlerin ameliyat öncesinde bırakmaları yarar sağlar.

Laparoskopik mide fıtığı ameliyatı nasıl gerçekleştirilir?

Hastaneye ameliyat olacağınız günün sabahında gidersiniz.
Hastane yetkilileri tarafından karşılandıktan sonra damarınıza ince bir kateter yerleştirilecektir. Bu kateterden daha sonra ameliyat hazırlığı için sakinleştirici ilaçlar verilecektir.
Ameliyat sırasında birkaç saat için genel anestezi (narkoz) altında kalacaksınız ve ameliyatı takiben uyanık olarak odanıza alınacaksınız.
Karın üzerinde birkaç adet ½ cm ile 1 cm arasında delik açılarak port veya trokar adı verilen laparoskopi aletlerinin yerleştirileceği borular yerleştirilir. İçeriye karbondioksit gazı vererek karın boşluğu genişletilir. Daha sonra, ucu bir video-kameraya bağlı olan, laparoskop adı verilen alet yardımı ile karın içinin görüntüsü büyütülmüş olarak televizyon monitörüne aktarılır. Daha sonradan laparoskopi aletleri ile cerrah her iki elini kullanarak asistanların yardımı ile ameliyatı gerçekleştirir. Seçilmiş olgularda bu ameliyat tek delikten de yapılabilmektedir.
Ameliyatı takiben bir gece hastanede kalmanız gerekir, bazen yatış için ek birkaç gün gerekebilir.
Çok az bir hasta grubunda, daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı olan yapışıklıklar, hastaya ait anatomik güçlükler gibi nedenlerle teknik olarak açık ameliyata dönmek gerekebilir. Bu durumda cerrah tercihini hastasının güvenliğinden yana yapacaktır.

Prof. Dr. Korhan Taviloğlu videoları için tıklayın

Bir cevap bırakın