Melez Karakafesotu

  • Melez Karakafesotu
  • Melez Karakafesotu
  • Melez Karakafesotu

Çok Yıllık | 0,5-1,5m | 5-8 Aylar | Ca,Ho,Na,Ko | Kökü,Otu | Hafif Zehirli

Karakafes, Beinwell, Symphytum officinalis
Kafes otu 
Şifalı kafes otu
Eşekkulağı
Merkep kulağı
Mayasıl otu
Kara kök
Bacak kökü
Kemik kökü
Yara kökü

Familyası: Hodangillerden, Borretschgewâchse, Boraginaceae

Drugları: Kafes kökü; Symphyti radix (Consolidae radix)
Kafes otu; Symphyti herba
Karakafesin genellikle kökleri, nadiren de otu çay, tentür, natürel ilaç ve kompres yapımında kullanılır.

Giriş: 18.yy.da II.Katerine’nın emrinde çalışan bir bahçıvan Rus Kafes otu; Symphytum asperum ve Symphytum peregerinum’un çaprazlaması ile İngilizce Comfrey (Symphytum X Uplandicum) adı ile anılan Melez Karakafes otu elde edilmiştir. Melez karakafes otu ve kökü genellikle İn-giltere ve ABD’de yaygın olarak kullanılırken diğer ülkelerde Şifalı kafes otu diye de anılan Symphytum officinalis kullanılır. Bunlardan başka Yumrulu Kafes otu; Symphytum bulbosum ve Orman Kafes otu; Symphytum tuberosum diye anılan türlerde mevcuttur. Symphytum eski Yunancada symphein yani iç içe kaynaşmak veya perçinleşmek anlamına gelir ve genellikle kırık kemikleri perçinleştirme, kaynatma anlamında kullanılır. Türkçe Karakafes kökü veya Kafes otu diye anılması da Kafes gibi sıkması nedeni iledir. 

Botanik: Karakafes 0,-1,5m boyunda, önce dikey olarak yükselir sonra oldukça sık çatallaşır. Başta Orta Avrupa, Balkanlar, Kafkaslar ve Asya’ nın ılıman bölgeleri ile Türkiye’nin Marmara, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde genellikle nemli çimenlikler ve su kenarlarında yetişir. Alttaki yaprakları 30-50cm uzunluğunda ve gövde yaprakları yükseldikçe kü-çülür. Yaprakları geniş bir mızrak şeklinde, uçları sivri, kenarları hafif ker-tikli, dalgalı, üst yüzeyi yeşil pürtüklü, alt yüzeyi grimsi yeşil ve tüy¬lüdür. Çiçekleri topluca bir sapa bağlı olarak sarkık, 80-20adeti bir ara¬da, silindir-çan şeklinde, genellikle kan kırmızısı bazen de sarımsı veya beyaz renkte olabilir. Kökleri 20-40cm uzunluğunda, 2-4cm çapında, dış yüzeyi koyu kahverengimsi veya siyah, içi sarımsı beyaz renkte ve sümüksüdür. 

Yetiştirilmesi: Mart’ta saksı veya kasalarda yetiştirilen fideleri Nisan’da bahçe veya tarlalara 30-40cm ara ile ekilir. 
Hasat zamanı: Karakafes Nisan veya Mayıs’ta çiçek açmadan önce veya sonbaharda sökülerek çıkarılır, yıkanır, uzunluğuna kesilir, havalı ve ku¬ru bir yerde kurutulur. Şayet mümkün ise 40C˚’de hafif ateşte kurutulur.

Birleşimi: Kökünün birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) %0,6-0,8 nadiren %1,5 oranında Allantoin (Glyoxylasitdiureid veya 5-Ureidohydantoin) köklerinde ve %0,4-1,3 oranında yapraklarında bulunur.
b) Triterpensaponinler; Hederagenin ve Olenolasitglikozit
c) Fenolkarbonikasitler; Rosmnarinasidi, Kaffeeasidi, Chlorogenasit ve Lithospermasit
d) Sterollerden; Sitosterin, sitosterol ve Stigmasterol
e) Pyrrolizidinalkaloitler %0,02-0,07 arasında olup en önemlileri; Symphytin, Echimidin, Intermedin, Asetilitermedin, Lycopsamin ve Asetillycopsamin içerir.
f) Ayrıca %4-6 Tanin, %30 Musilaj, Nişasta
Yapraklarında ise; %0,45-1,5 Allatoin, %5-10 Tanin, %4 Silisikasit, Musilaj, Protein, Şeker, Eterik yağ ve Pyrrolizidinalkaloit içerir.

Araştırmalar: Karakafes kök ekstresinden elde edilen merhem ile bir dü¬zine tedavi denemesi yapılmıştır. Bunların başında BAR, JANSON, SCHLEEHAUF, POTRATZ, DANIEL, EBERSPACHER, MATTAUSCH, PRİNZING, SEEL VE BAABER’in araştırmalarını sayabiliriz. Modern klinik araştırmalarına Karakafes kök ekstresinden yapılan merhemle yapılan tedavileri gösterebiliriz.
1) H.Hess 1991’de Diz eklemindeki ezilme ve burkulma
G.Mayer 1991’de ayak bileklerinin yana bükülmesi
G.Mayer 1992’de diz eklemi burkulma ve ezilmesi
G.Mayer 1993’de omuz ağrıları ve de 
R.Nieder 1989’da Açık yarası olan hastalar üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. 
Bu beş ayrı tedavi denemesine 105 hasta katılmış ve ortalama 14 gün süren tedavide Karakafes merhemi kullanılmış ve hastaların durumunda %80 oranında iyileşme görülmüştür. (Nhp.9.01.1370)
2) Diz eklemi ve ayak eklemi burkulma, ezilme, kızarma, şişme, gerilme ve ağrıma gibi rahatsızlığı olan 143 hasta üzerinde Karakafes merhemi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemesinde doktorların %91,3’ü hastaların %82,6’sı Karakafes merheminin çok iyi veya iyi olduğunu beyan etmişlerdir. (ZP.3.00.127, Nhp.02.02.173)
3) Muhammed Alim (10 yaşında) 4 yıldır futbol oynuyor ve çocuğun diz kapaklarında dirseklerinde spor kazaları nedeni ile iyileşmeyen yaralar oluşmaktaydı. İki gün (02-03.08.1999) Karakafes merhemi sürdüm ve gördüm ki iyileşmeyen müzmin yaralar iyileşmişti. 
4) ABD’li ilim adamları Robinson II.dünya savaşında yaralanan ve müz-minleşerek iyileşmeyen 40 yılık cerahatli yaraları ve kemik iltihap-lanmasını sinek kurtları ile tedavi etmiştir. Sinek kurtlarının Allantoin ürettiği ve bu maddenin yaraların salgı üretimini artırdığını ve de bu salgının yara tabanını sıvılaştırarak yaranın iyileşmesini, dokuların yenilenmesini sağladığını tespit edilmiştir. (LP.418) Bu konuda ayrıca Almanya’daki bazı hastanelerde iyileşmeyen ayak ve baldır yaralarını sinek kurtları ile tedaviye başlamışlardır. Bu konuda Pro 7 adlı tele-vizyon kanalında 24.08.1999 saat 19.15’te Galileo adlı bir program yayınlamıştır. 
5) Muhammed Şamil’in (2 yaşında) yüzünü ve sol elinin orta parmağını böcek sokmuş bu noktalarda hem kızarmış, hem de şişmişti. Sadece bir günde (02.08.1999) 4 defa Karakafes merhemi sürdüm. Yü¬zün-deki şişlik ve kızarıklık tamamen geçmiş, parmağı ise büyük oranda iyileşmiştir. 
6) Japonya, İngiltere ve Avustralya’da yapılan bir düzine araştırmada herhangi bir kanserojen (kanser yapıcı) etkiye sahip olmadığı tespit edilmesine rağmen bazılarının yaydığı kanserojen olabilir iddiası ne¬de-niyle damlası ancak yüksek dozajda sıvılaştırıldıktan sonra kul¬la-nılmasına müsaade edilmektedir. Haricen kullanılmasına ise herhangi bir sınırlama getirilmemektedir. 

Tesir şekli: Yaraların iyileşmesini hızlandırıcı, yaraları birleştirici, kay-natıcı, yeni doku oluşturucu, şişkinlikleri indirici, iltihapları önleyici, balgam söktürücü ve serinletici özelliklere sahiptir. 

Kullanılması:
a) Araştırmalara göre Karakafes kök ekstresinden elde edilen mer¬hem-ler başta diz eklemi, omuz eklemi, bilek eklemi, ayak eklemi ağrı, şişme, burkulma, gerilme, ezilme, morarma, kızarma gibi ve iyileş-meyen müzmin yaraları iyileştirmek için kullanılır.
b) Komisyon E’nin 138 nolu ve 27.07.1990 tarihli Monografi bildirisinde Karakafesin haricen burkulma, esilme ve gerilme gibi rahatsızlıklarda kullanılır. 
c) Homeopati’de kırık kemikler kısa sürede birbirine kaynaştırarak iyi-leştirir ve de kemik iltihaplanması, kemik aşınması, eklem ağrıları, kıkırdak rahatsızlıkları, kiriş bağlarının iltihaplanması, kas ağrıları, iç kanama, ezilme, burkulma ve morarma gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
d) Halk arasında kırık kemikleri ve iyileşmeyen müzmin yaraları iyileş-tirmek için ve de burkulma, ezilme, morarma, kemik iltihaplanması, eklem ağrı ve iltihaplarına, basur, varis, toplardamar zafiyeti, beze şişmesine (lenf bezi) karşı kullanılır.

Çayı: İki kahve kaşığı Karakafes kökü demliğe konur ve üzerine 200-300ml kaynar su ilave edilir ve 5-10dk demlenmeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir. 

Çay Harmanları

Gökçek Morarma, ezilme ve iç yaralara merhemi yapılır;
>30 gr Hamamelis kabuğu
>20 gr Karakafes kökü
>20 gr Çobançantası otu
>20 gr Sinirli ot
>10 gr Arnika çiçeği

Gökçek İltihapsız yaralara çayı;
>50 gr Karakafes kökü
>40 gr Beşparmak kökü
>10 gr Arnika çiçeği
Bu çay harmanı ile kompres yapılır. 

Kompres: Kurutulmuş Karakafes kökünden iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 200-300ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra temiz bir bez bu deme batırılır. Bezin demi emmesi beklenir ve bu bez yara üzerinde sarılır. 

Merhemi: I) 125gr Vazelin ve 125gr Parafinden ocakta hafif eritilerek karıştırıldıktan sonra buna 5ml Karakafes tentürü, 5ml Sinirli ot ekstresi, 5ml Arnika çiçek ekstresi, 5ml Atkestanesi tentürü ve 5ml Hamamelis kabuğu ekstresi ilave edilerek karıştırılır. Bu karışım soğuduktan sonra buzdolabına konur. II) 125gr Vazelin ve 125gr Parafin eritildikten sonra içine 10gr Karakafes kökü, 10gr Arnika çiçeği, 10gr Sinirli ot, 10gr Atkestanesi, 10gr Hamamelis kabuğu+yaprağı ve 10gr Kılıç otu ilave edilerek karıştırılır ve soğuduktan sonra buzdolabına konur. Buz¬do¬labında 3-4gün bekletildikten sonra hafif eritilerek süzülür ve elde edilen merhem buzdolabında muhafaza edilir. bu işlem sadece Karakafes kökünden 50gr alınarak da yapılabilir. III) 125gr Vazelin ve 125gr Para¬fin karıştırılarak eritilir ve içine 10gr Lavanta çiçeği, 10gr Çam sürgünü ve 5gr Sefa çiçeği karıştırılır ve 3-4gün buzdolabında bekletildikten sonra hafif ısıtılır ve süzülür. Elde edilen merhem buzdolabında muhafaza edilir.

Homeopati’de: Karakafes kökünden 50gr topraktan çıkarıldıktan sonra yıkanır, ince kıyılır ve bir şişeye konarak üzerine %70’lik 500ml alkol ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta 4-6hafta bekletilir ve iki günde bir çalkalanır. Bu süre sonunda nesne süzülerek Homeopati’de <<Symphytum>> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 10-15damla 4-6hafta süreyle alınır. 

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Kemik kırılması ve yaralanması
2) Kemik derisinin yaralanması açık veya kapalı
3) Kemik derisinin iltihaplanması ve hassaslaşması
4) Yaralar iyileşmiyorsa
Bu gibi hallerde Karakafes tentürü gerekir.

Yan tesirleri: Karakafes kök ve yapraklarındaki Pyrralizidinalkaloit içermesi nedeni ile Alman Sağlık Bakanlığı dahilen kullanılmasını 4-6hafta süreyle sınırlamışlardır fakat İngiltere, Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalarda bu bitkinin kanserojen olmadığı ispatlanmıştır. Bu konuyla ilgili olarak birde kitap yazılmıştır. (Comfrey, was ist das? Abtei Fulda Postfach:126 36001 Fulda. Bu kitap buradan temin edilebilir.)

Bir cevap bırakın