Kurtayağı

  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı
  • Kurtayağı

Çok Yıllık | 0,1-1m | 7-8 Aylar | Pulcukları ve Otu | Zehirli (Otu)

Kurtayağı, Baerlapp, Lycopodium clavatum
Kurtpençesi
Kipri otu
Göbek tozu
Yer yosunu
Şifalı Kurtayağı

Familyası: Kurtayağıotugillerden, Baerlappengewaechse, Lycopodiaceae

Drugları: Kurtayağıpulcukları: Lycopodium
Kurtağıotu: Lycopodii herba
Kurtayağı otu ve pulcukları tentür, çay ve natürel ilaç yapımında kul¬lanılır. Otunun zehirli olması nedeniyle çayı içilmez.

Botanik: Kurtayağı adı ile anılan lycopodium selago adı ile anılan türü ise çok zehirli olması nedeniyle kullanılmaz. Çam kurtayağı şifalı kurt-ayağından farklı olarak kocanı bulunmaz. Bizi ilgilendiren şifalı kurtayağı: lycopodium calvatum ise yer üstünde sürünür ve süründüğü yere kök salarak yayılır. Sürünen gövde üzerinde gövde sürgünleri yükselir ve sürgünlerin ucunda çatal gibi ikili veya üçlü şekilde koçanlar bulunur. Mısır koçanına benzeyen bu kocanlar 3-6 cm uzunluğunda 3-6 mm ça¬pında ve üzerinde sporn adı verilen pulcuklar bulunur. Spornlar genel¬likle Temmuz ve Ağustos aylarında ortaya çıkar. Pulcukları sarımtırak veya beyaz renkte, yumurta, böbrek veya küre şeklinde 1-3 mm bü¬yüklüğünde olup suya batmazlar. Avrupa ve Asya’nın ılıman ve soğuk bölgelerinde, genellikle nemli ormanlar, sulak meralar veya bataklıklarda yabani olarak yetişir. Türkiye’nin Marmara ve Karadeniz bölgesinin nem¬li, sulak veya bataklık yörelerinde yetişir. 

Hasat zamanı: Bazı ülkelerde bu türün yok olması endişesi nedeniyle korunmaya alınmıştır. Bu nedenle toplanması yasaklanmıştır. Ağustos ayında toplanan kurtayağı koçanları güneşli havada, kuru bir alanda kurutulur ve sonra dövülerek pulcukları diğer artık maddelerden ayrılır.

Birleşimi: Kurtayağı otunun bileşimindeki en önemli maddeler şun¬lardır; 
1) Alkaloit türevleri olup takriben %0,2 civarında bulunur ve en önemli türevleri; Lycopodin, Dihydrolycopodin, Clavatin, Clavatoxin, Llycodin, Asetildihydrolycopodin, Anhydrolycodolin, Clavolonin, Fawcettin ve Lycoclavin içerir.
2) Flavonitler; Luteolin, Chhrysoerid ve Apigenin-4-glukozit 

Pulcukları %40-50 sarımsı yeşil sabit yağ içerir ve bu yağ; 
1) doymamış yağ asitleri; oleik asit, linolasit, myristinasit ve lycopodium oleik asit (hexadecen-12-asit) 
2) doymuş yağ asitlerinden; palmitinasit, stearinasit ve lycopodiumasit (hexadecen-12-asit) 
3) Ayrıca Potasyum, Silizium, Alüminyum ve çok az miktarda Mangan ve demir içerir. 

Tesir şekli: İdrar artırıcı, krampları çözücü, antibakteriyel, antiseptik, ilti-hapları önleyici ve vücudu toksinlerden arındırıcıdır. 

Araştırmalar: 188’den 1950’ye kadar takriben 20 doktor tarafından ayrı ayrı mekanlarda ve zamanlarda toplam 60 kişi üzerinde Kurtayağı deney tedavileri uygulanmıştır. (LBH.I.287) Bu deneyler sonucu bazıları ha-zımsızlık, karaciğer zafiyeti, kabızlık ve şişkinliğe, bazıları ise böbrek-me-sane rahatsızlıkları, gut hastalığı ve romatizma bazıları da grip, nefes yolları rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu ifade edilmiştir. Bu araş¬tır¬malar günümüzdeki modern klinik araştırmalar gibi büyük araştırmalar değildir.

Kullanılması: 
1) Homeopati’de; böbrek ve safra taşları, bronşit, astım, akciğer iltihap-lanması, karaciğer hastalıkları, depresyon, siyatik, orta kulak iltihap-lanması, bademcik iltihaplanması, şişkinlik ve basur gibi birçok rahatsızlığa karşı kullanılır. 
2) Halk arasında Kurtayağı otu böbrek ve mesane rahatsızlıklarına karşı kullanılır. fakat zehirli olması nedeniyle dikkat etmek gerekir. Böbrek ve mesane rahatsızlıklarına karşı yan tesiri olmayan; Atkuyruğu otu, Altın başak otu, Ortosifon ve Huş yaprağı gibi bitkiler varken Kurt-ayağı otunun bu maksatla kullanılması pek uygun değildir. 

Çayı: ½ kahve kaşığı Kurtayağı otu önce 250-400 ml soğuk suda 4-6 sa¬¬at bekletilir ve sonra iyice kaynatılır ve bir günde 3-4 defa az az içilerek tüketilir.

Homeopati’de: Sporlarından (pulcuklarından) 50 gr bir şişeye konur ve üzerine 500 ml %70’lik alkol (etanol) ilave edilerek 4-6 hafta bekletil-dikten sonra süzülerek Homeopati’de <> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 15-20 damla 4-6 hafta süreyle alınır. Tentür çayından farklı olarak; Karaciğer şişmesi, böbrek taşları, mesane krampları, romatizma, gut, bronşit, grip, kabızlık ve hazımsızlık gibi çok çeşitli rahatsızlığa karşı kullanılır. 

Hastalığın belirtisi (semptom): 
1) Şayet ağrılar saat 16-20 arasında vücudun sağından başlayıp soluna doğru yayılıyor ise 
2) Sağ ayak soğuk, sol ayak sıcak ise 
3) Kişi korkak ve de ürkek davranıyorsa 
4) Olduğundan fazla yaşlı gözüküyorsa 
5) Ağrılar hareketsizken (dinlenirken), sıcak odada artıyorsa 
6) Az bir şey yedikten sonra hemen doyuyor ise 
7) Salgıları pis kokulu ter, ekşimsi veya soğansı kokuyorsa 
8) Karaciğer civarında basınç hissediyor ise 
9) Metabolizma ve lenf sistemine derinden etki eder 
10) Vücudun üst kısmı ince, alt kısmı kalın ödemli ise 
11) Deri kuru, kaslar zayıfsa hem çocuklarda hem de yaşlılarda 
12) fark edilir şekilde hafıza zafiyeti 
13) Tatlı ve şekere aşırı istek duyma 
14) Baş derisinin aşırı hassas olması 
15) Omuz kürekleri arasında yanma hissi 
16) Ayak tabanlarının aşırı hassaslaşarak ağrıması 
17) Bu gibi hallerde Kurt ayağı tentürü gerekir. 

Yan tesirleri: Otunun zehirli olması nedeniyle dozajına dikkat edilmesi gerekir.

Bir cevap bırakın