Kolesterol,mum kıvamında yağımsı madde

Kolesterol,mum kıvamında yağımsı madde

Karaciğer alınan besin maddelerindeki yağlardan kolesterol üretir ve bir kısım besinmaddelerinde kolesterol içerdiğinden onlarda hazır alınmış olur. Kolesterol kanda yağ-protein bileşikleri olarak taşınır ve buna lipoprotein denir. Alçak değerdeki lipoproteinler (LDL=low denisty lipoprotein) ve yüksek değerli lipoproteinlar (HDL=high denisty lipoprotein) olmak üzere iki türdür. Karaciğer alınan besin maddelerindeki yağlardan kolesterol üretir ve bir kısım besinmaddelerinde kolesterol içerdiğinden onlarda hazır alınmış olur. Kolesterol kanda yağ-protein bileşikleri olarak taşınır ve buna lipoprotein denir. Alçak değerdeki lipoproteinler (LDL=low denisty lipoprotein) ve yüksek değerli lipoproteinlar (HDL=high denisty lipoprotein) olmak üzere iki türdür. Besinmaddelerindeki proteinlar enzimler sayesinde aminoasitlere dönüşür ve bu aminoasitlerden biride methionindir.  Methionin birçok metabalik harekette önemli rol oynar. Methionin başka maddelere (Poteıne) dönüşürken artık madde olarak ortaya HOMOCYSTEIN çıkar.Aslında saglıklı bir bağırsakta Homocysteinin yanmadde olarak ortaya çıkmaması veya çok az olması gerekir, fakat bağırsaklardaki zaralı bakterilerin proteınları biyojen amine dönüştürmesi ve zaralı bakterilerin zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretmesi nedeniyle methionin metabalik değisimlere uğrarken yanmadde olarak Homocysteinortaya çıkar. Homocystein bağırsakflorasının bozulması sonucu, faydalı bakterilerin üretiği B12-Vitamini ve besinlerdeki B6 Vitamini ve folikasit oranında düşme olur. Şayet bağırsaklardaki faydalı bakteriler azalır ve yeterince B6, B12?Vitaminileri ve Folikasiti değerlediremez. Homocystein LDL- Kolesterolu vücudun savunma sistemi (Immunsistemi) tarafından tehlikeli madde olarak alğılanır ve makrofajlar (yiyici hücreler) tarafından oksitlenen LDL-Kolesterolu yiyen makrofajlar patlayarak ölür ve ortaya sümüksü, süngerimsi bir hücre artığı ortaya çıkar buna cüruf denir. Bunlar damarların iç yüzeyine yapışarak arterioskleroza (damarsertliği ve daralmasına) sebep olurlar. Buda kişin beyinkanaması, kalpenfarktürüsü, yağlanma, hücrelerin beslenmemesi nedeniyle, dermansızlık ve zamanda bağırsak mukozasınında bu artıkmaddeler tarafından kaplanmamısı nedeniyle kişide besinallerjisi, baharnezlesi v.b. rahatsızlıklar oluşur. Bağırsaklarda çoğalan zararlı bakteriler ve mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretir. Bu zehirli maddeler negatif veya positif almadıklarından kana karışır ve sinirleri takrip ederek, başağrısı, migren, depresyon şişkinlik, hazımsızlık v.b. rahatsızlıklara neden olur. Sindirim organlarının cünuflar tarafından yağlanması nedeniyle bunlarda kaliteli enzim salğılayamazlar ve tam parçalanmamış protein, karbonmidrat ve yağartıkları zaralı bakteriler tarafindan sıradışı parçalanır. Böylece ortaya tehlikeli biyojen aminler (Örneğin: Histamin) amoniyak, zehirli gazlar ve zehirli alkoller çıkar. Bunları karaciğer arıtmak için yoğun caba gösterir ve başta karaciğer olmak üzere sindirim organlarının sindirimsalğılarının kalitesi düşer.Yani ortaya bir şeytan üçgeni çikar. Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.) ve soft içecekler (kola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mideiltihaplanması, midemukazasıiltihaplanması ) oluşur. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) Çaresi nadir? Ben İbrahim Gökçek bin yılın (milenyumun) buluşunu yaptım ve bu buluşla faydalı bakteriler artmakta, zaralı bakteriler azalmakta ve böylece faydalı bakteriler tarafından yeterince üretilen B12-Vitamini ve besinlerdeki B6-Vitamini vede Folikasit homocysteinı problem olmaktan çıkarmaktadır. Bu konuda araştırmalar yapan Dr.med.J.Abele ?Cholesterin-Krankheit oder Werbelüge? yani Kolesterol hastalikmı-Reklam yalanimı? isimli kitabında kolesterolun zararlı olmadığını, aksine kolesterol olmaz ise kılcal damarlara makrofajın giremeyeceğini ve burada enfeksiyonun yayılacağını belgelenmiştir.  Ayrıca erkeklerin erkeklik hormonu testosterolun önmaddeside kolesterol, yani kolesterol yetersizliği kişinin ikdidarsızlığı demektir. Bir kişi günde 100gr. tereyağı yese bu ortalama %0,2 oranında kolesterolu artırır. Oysa karaciğer günde 100gr. Tereyağından eldeedilen kolesteroldan 400 kat fazla kolesterol üretir (salğılar). Ayrıca tereyağı sağlıklı ve doğal iken, margarin sunni ve tehlikelidir (NA.2.95.11). Çünkü Margarin sıvıyağın baskı ile sıkıştırılması sonucu kimyasal yapısında bozulmalar olur, daha doğrusu fiziksel yapısında bozulma olur yani CIS-Şekliden, TRANS-Şekle dönüşür. Buda vücut için yabancı olduğundan problemler ortaya çıkar ve asıl kolesterola margarin sebep olur. E.Günter, F.Kuber, J.Vozer ve P.Bobek 1979?da yaptıkları araştırmalarda C-Vitamini (limon) ve pektinin (elmaya bak) zaralı kolesterolun (LDL-Kolesterolu) oranın düşürdüğünü tesbitetmişlerdir. C-Vitamini kolesterolu 7x-hidroksikolesterola çevirir, buda safraasidine (gallenasite) dünüşür. Normalde safraasidinin tekrar kolesterola dönüşmesi mümkündür, fakat pektin harici kolesterolun (exogen Cholesterin) absorbesini önler. Pektin safraasidi ile birleşerek onun bağırsaklarda kalmasını vede defihacetle birlikte dışarı atılmasını sağlar. Bağırsakflorasını en ideal duruma getirmek mümkündür ve bu rahatsızlığa karşı benim bir buluşum vardır. Bu buluşun ismi Gökçek iksiridir. ZYE-, Sarimsak-, keten-, çörek-, limon (kabuğu ile birlikte) veya zerdeçal kökünü preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek İksiri tavsiyeedebilirim. Limonda hem C-Vitamini hemde pektin içermesi nedeniyle kolesterola karşı etkilidir (Nhp.2.98.256).Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler. Açıklama: Hayvansal besinler damarların iç yüzeyinde (mukazasında) plaklar olşmasına (yağlanmasına) neden olur. Damarların yağlanarak sertleşmesi yüksek tansiyona sebep olur. Damarlar yaşalandıkca beyin, kalp, penis ve vajinaya yeterince kan gitmemesi demektir. Buda felç, kalpkrizi, rekeklerde iktidarsızlık ve kadınlarda cinsel isteksizliğe sebep olur. Hayvansal besinleri azaltmak, hatta peyniri asla yememek gerekir. Gökçek İksiri ile tıkanan damarlar açılır ve kişide beyin kanaması, kalpkrizi, erkeklerde iktidarsızlık ve kadınlarda cinsel isteksizlik rizikoları ortadan kalkar.

Bir cevap bırakın