Kırlangıç Otu

  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu
  • Kırlangıç Otu

Çok Yıllık | 0,3-0,8m | 5-10 Aylar | Ça,Ho,Na | Otu, Kökü | Hafif Zehirli

Kırlangıçotu, Schöllkrauf, Chelidonium majus. L.
Siğil otu Syn:Chelidonium grandiflorum
Terma otu Chelidonium umbelliferum
Kaşıntı otu 
Safra otu

Familyası: Gelincikgillerden, Mohngewâchse, Papaveraceae

Drugları: Kırlangıçotu;Chelidonii herba 
Kırlangıç kökü;Chelidonii radix
Kırlangıçotunun çayı ve natürel ilacı, kökünün ise tentürü yapılır.

Giriş: Gelincikgillerin bir alt grubu olan Chelidonieae; Kırlangıçotugillerin bilinen sadece bir tek bu türü mevcuttur. Zaman içinde bu tek türün yetiştiği ülke ve kültür bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanması ile farklı tür¬ler ortaya çıkmıştır. Bunlar;Derimsi yapraklı

Kırlangıçotu; Chelidonium majus var. maius, Kertik çiçek yapraklı Kırlangıçotu;C. majus var. crenatum, Narin yapraklı Kırlangıçotu;C. majus var. tenuifolium ve Büyük yapraklı Kırlangıçotu; C. majus var. grandiflorum’u sayabiliriz. Kır¬langıçotu M.Ö IV. yy.’dan beri başta karaciğer, safra, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına ve de siğile karşı kullanılmaktadır. Bitkinin kırlangıçotu diye anılmasının sebebi;kırlangıçların geldiği zaman çiçek açması ve kırlangıç kuşlarının yavruları yumurtadan gözlerine anne kuş tarafından birkaç damla bitki özü damlatılarak açılmasındandır.

Botanik: Bitki Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgeleri ve Kuzey Amerika’da yabani olarak yetişir ve genellikle duvar dipleri, yol kenarları, harabeler, çit dipleri gibi insanların yaşadığı bölgelerde yetişir. kırlangıçotu 30-80 cm boyunda, çok yıllık, çok çatallı, uygun toprağı bulunca kümeler oluşturur. Kökü parmak kalınlığında, dışı esmerimsi kızıl, içinde sarımsı es¬mer veya esmerimsi kızıl renk tonlarında bir bitki özü bulunur. Alt yaprakları (roset yaprakları) uzun saplı kanat yapraklardan oluşur. Yumurta şeklinde kenarları kertikli veya topludur. Gövde yaprakları sapsız oturmuş vaziyette yine kanat yapraklardan oluşur ve ilkbaharda mavimsi yeşil sonbaharda sarımsı yeşil bir renk alırlar.

Çiçekleri; taç yaprakları dört adet, oval veya yumurta şeklinde, altın sarısı renkte 0,8-1,5 cm uzunluğunda, 0,6-1,2 cm eninde, 12-20 döllenme tozluğu ve ortada bir göbeği vardır. Dalların ucundaki çiçek deme¬tin¬de 4-12 çiçek bulunur. Meyveleri fasulye kapçığını andırır fakat oldukça ince ve uzun takriben 0,5 eninde 3-6 cm uzunluğunda ve içinde 4-6 adet yumurta şeklinde tohumları içerir.

Yetiştirilmesi: Kırlangıçotu Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetişebilir ve zaten Marmara ve Karadeniz bölgesinde yabani olarak yetişmektedir.

Hasat zamanı: Eskiden Mayıs ve Haziranda çiçek açmaya başladığı an-dan itibaren kullanılması tavsiye edilmiş fakat son araştırmalarda bitkinin Temmuz ve Ağustos’ta en yüksek oranda alkaloit içerdiği tespit edil¬miştir. Kırlangıçotu toplandıktan sonra 102-105 derecede hafif kavrulur ise birleşimindeki enzim bozulur ve böylece alkaloitlerin uzun süre muhafazası mümkün olur. Alkaloitlerin yapısını bozan enzim ancak 100 derecenin üzerinde devre dışı kalmaktadır. Hafif kavrulduktan sonra bitki ya kurutulur ya çayı yapılır veya tentürü yapılır.
Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlem¬leri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğin¬den kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktar¬lar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

Birleşimi: 
1) Kırlangıçotunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz:
a) Alkaloitler %0,1-2 arasındadır ve Alman kodeksi en az %0,6’yı şart koşmaktadır.Eskiden ana alkaloitin Chelidonin olduğu iddia edilmiş fakat son yılarda yapılan araştırmalarda Coptisin’in ana alkaloit olduğu ispat edilmiştir. Alkaloitler açık formül yapılarına göre 3 önemli gruba ayrılırlar;
1) Benzophenanthridinler; Chelidonin, Sanguinarin, Chelerythrin, Norchelidonin, İsochelidonin ve Türkiye’nin 
2) Protoberberinler; Coptisin (ana alkaloit), Berberin, Stylopin
3) Protopinler; Protopin ve Allocrytopin
b) Organikasitler; Chelidonasit, Malikasit (elma asidi), Limon asidi (sitrik asit)
c) Zimtasit türevleri (tarçın asit türvevleri); Cafteoyl-L-Âpfelasit, 2-(-) Cafteoyl-D-Glycerinasit ve 4-(-)-Cafteoyhtrihydroxybutrikasit
d) Biogen aminler; Histamin, Methylamin, Tyramin ve Cholin
e) Ayrıca Curotinoitler, Saponinler, Enzimler, Mineraller ve vitaminler içerir.
2) Kırlangıç kökü %1-3 oranında alkaloit içerir ve ana alkaloit Chelidonindir, diğerleri ise takriben aynıdır.
3) En yüksek oranda Alkaloitleri ise olgunlaşmamış meyveleri içerir. Olgunlaşan meyveler ise alkaloit içermez.

Tesir şekli: Safra artırıcı, kramp çözücü, teskin edici, kalp gücünü ar-tırıcı, koronerleri genişletici, kandaki şekeri düşürücü, antibakteriyel (bakterileri öldürücü) ve ağrıları dindiricidir.

Araştırmalar: 1930’lu yıllardan günümüze kadar yapılmış ve safrayı ar-tırıcı, safra yollarını açıcı, safra kesesi, mide ve bağırsaklardaki krampları çözücü olduğu araştırmalarla belgelenmiştir. Bu araştırmalar ve deneyler sonucunda birleşimindeki alkaloitlerin ve fenollerin (zimtasitler) tek başına önemli bir etkiye sahip olmadığı fakat birleşimindeki toplam ekstrenin % 116 gibi büyük bir safra artışı ve safra akışında artma oldu¬ğu ve krampları çözdüğü tespit edilmiştir. Bu araştırmalardan bazıları; 1949’da Eichenholz, 1971 ve 1975’te Baumann, 1959’da Tschaikowski, 1977’de Virgin, 1971’de Lennemann, 1995’de Winterhoff ve Kriebel ve ekibi 1993’de tedavi denemeleri yapmıştır. (TP.122)
1) Winterhoff ve ekibi 1995’de 60 safra, mide ve bağırsak rahatsızlıkları olan hastalar üzerinde tedavi denemesi yapmış ve bu hastaların safra, mide ve bağırsak krampları tamamen iyileşmiştir. (TP.122)
2) R.Kniebel ve N.Urladner Berlin’deki 60 doktorla birlikte 608 safra, mide ve bağırsak kramplarından rahatsız olan hastalar üzerinde Kır-langıç ekstresinden elde edilen draje ile tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %87,4’ünde iyileşme görülmüş ve %97,4’ünde yan etki görülmemiştir. (ZP.6.97.356)

Kullanılması: 
a) Araştırmalara göre; Kırlangıçotu preparatları (çay, tentür, ekstraht, damla, hap v.s) başta safra, mide ve bağırsak kramplarına karşı kul-lanılır.
b) Komisyon E 90 No’lu ve 1985 tarihli Monografisi’ne göre başta safra yolları, mide bağırsak kramplarına karşı kullanılır.
c) Hepatit (sarılık), safra kesesi iltihabı, safra taşları, karaciğer iltihabı, akciğer iltihabı, ishal, melankoli, korku ve dilin kenarlarında diş izleri varsa Kırlangıç tentürü kullanılır.
d) Halk arasında; safra kesesinin tıkanması, pankreas zafiyeti, karaciğer şişmesi, mide-bağırsak üşütmesi, boğmaca, astım bronşit,romatizma, nikris, ödem, deri hastalıkları ve sedef hastalığına karşı kullanılır.

Çayı: İki kahve kaşığı demliğe konur. Üzerine 300-500 ml kaynar su ila¬ve edilir.5-10 dk demlenmesi beklenir ve sonra süzülerek içilir.

Çay Harmanları;

Gökçek akne çayı;
>20 gr Atkuyruğu otu
>10 gr Kayış kıran kökü
>20 gr Kırlangıçotu
>10 gr Şahtere otu
>20 gr Koyungözü otu
>20 gr Menekşe otu

Gökçek romatizma çayı;
>20 gr Harpapa kökü
>20 gr Kırlangıçotu
>20 g5 Isırgan otu
>10 gr Atkuyruğu otu
>10 gr Civanperçemi
>20 gr K.hindiba otu+kökü

Gökçek safra çayı;
>20 gr Devedikeni tohumu
>20 gr Zerdeçal kökü
>20 gr Kırlangıçotu
>20 gr Pelin otu
>20 gr K.hindiba kökü

Gökçek deri hastalıkları çay; 
>20 gr Isırgan otu
>20 gr Kırlangıçotu
>20 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Ceviz yaprağı
>20 gr Menekşe otu

Gökçek kramplı safra ve mide rahatsızlıkları çayı;
>40gr Hindiba otu kökü
>30 gr Enginar yaprağı
>30 gr Kırlangıç otu

Gökçek safra ve mide krampları çayı;
>40 gr Kırlangıçotu
>30 gr Cava Zerdeçal kökü
>30 gr Pelin otu

Gökçek Safra çayı;
>40 gr Nane yaprağı
>30 gr Cava Zerdeçal kökü
>20 gr Kırlangıçotu
>10 gr Şahtereotu

Ekstresi: Kırlangıçotunun Etanol ile ekstresi yapılır ve elde edilen ekstreden günde 3-4 kez 15-20 damla 6-8 hafta süreyle alınır. Aynı ten-tür gibi kullanılır ve posyonları hazırlanır.

Hazırlanışı: Kırlangıçotunun sadece kökü tentür yapımında kullanılır. Sökülen köklerinden 100 gr yıkanıp temizlendikten sonra ince ince kıyı-larak bir şişeye doldurulur ve üzerine 500 ml %70’lik Etanol ilave edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır, 6-8 haftasonra süzülerek Homeopati’de <<Chelidonium>> adı ile anılan tentür elde edilir. Tentür hazırlanır ve hazırlandıktan sonra güneş ışınlarından uzakta muhafaza etmek gerekir. Kırlangıç tentürü de aynı ottan elde edilen çay, ekstre veya haplar gibi aynı şekilde ve maksatla kullanılır. Günde 3-4 defa 15-20 damla 6-8 hafta süreyle alınır ve yukarıdaki çay harmanlarından da aynı şekilde tentür elde edilebilir.

Hastalığın belirtisi (semptom):
1) Şayet sağ kürek kemiğinin altı ağrıyorsa,
2) Deri ve gözler sararmış,
3) Karaciğer in üstü basınca ağrıyor ve karaciğer şişmiş ise,
4) Soğuk havalarda ağrılar artıyor ve sıcakta azalıyorsa,
5) Sıcak oda da yemek yiyince ve sıcak yiyip içince ağrılar azalıyorsa,
6) Kişi peynir ve ete karşı mesafeli davranıyorsa,
7) Sağ ayak soğuk, sol ayak normal ise,
8) Ağrılar düzenli olarak özellikle de gece geliyorsa,
9) Hava değişince ağrılar artıyorsa o zaman Kırlangıç tentürü veya diğer ilaçlar gerekli demektir. Dişlerin dil üzerindeki baskı izi, nefes kokusu, dildeki tabaka belirtilerindendir.

Yan tesirleri: Şayet tarife uyulmaz ise ve aşırı miktarda alınır ise hafif mide rahatsızlıklarına neden olabilir. Kırlangıçotu toplandıktan sonra 105 derecede hafif kavrulduktan sonra kurutulur. Böylece sağlıklı kurutulmuş olur.

Bir cevap bırakın