”Kaygı bulaşıcıdır, anneden çocuğa geçer”

”Kaygı bulaşıcıdır, anneden çocuğa geçer”

Son güncelleme: 24 Kasım 2014 14:37

Mynet haber bugün 0 defa, bu haber 0

kez okundu

Annesinin ona verdikleri kadarıyla hayatını biçimlendirir. Süt içer, altı temizlenir, ağlar, gülücükler atar, sonra yavaş yavaş etrafının farkına varır. Annesinden ayrı bir varlık olduğunu anlamaya başlar ki sonrada ondan ayrılmaya dair korkuları başlar. Önce ayrı olduğunu fark eder sonra en ufak fiziksel ayrılıklara çok duyarlı hale gelir.

Psikomola Bireysel ve Kurumsal Danışmanlık Merkezi’nden Çocuk ve Ergen Psikoloğu Uzm. Psk. Reyhan Uzun, 1 yaş civarında çocukların yürüme becerisini kazanmayla beraber bağımsızlıklarını gösterme çabasına girdiklerini vurguladı.

Uzun, bu yaş grubundaki çocukların, buna rağmen annelerinin kısa bir süreliğine bile görmemekten rahatsızlık uyduğunun altını çizdi:

“Sonrasında onu takip eden konuşma deneyimleri, merdiven inip çıkma, kendi yemeklerini yeme istekleri bunların hepsi anneden ayrı bir birey olma göstergeleridir. Ne kadar kendi başlarına yapabildikleri şeyler olsa da, bunlar için diretseler de annenin kısa bir süre dahi göz önünden kaybolması onlar için tehdit unsurudur. Çocuklar ayrılıklardan hoşlanmazlar, hele ki aniden kaybolmalardan hiç.Çünkü henüz bunu hayatlarında bir yere koyabilecek kadar bilişsel olgunluğa sahip değillerdir. Onlar için göz önünde olan vardır, göremedikleri şeyler yoktur ve belirsizdir.“

Uzm. Psk. Reyhan Uzun, göz önünde olmama ve bununla baş etme duygusunu en çok yaşayan ve bundan dolayı zaman zaman kendini suçlu hisseden çalışan anneler ve çocuklarıdır olduğunu ifade etti:

“ Her sabah anne işe gitmek zorundadır ama bu süreç çocuk için çok sancılıdır. Çünkü annesinden ayrılmak istemez. Annesi gidince onun bir daha geri gelmeyeceğini düşünür. Onun için bu tehlikedir, çünkü birincil bakım veren, güven veren, destekleyen, koruyan kollayan hep annedir onun dünyasında. Annenin ortamda olmaması onun dünyasında baş edilmesi zor bir durumdur. Kendini kollayan, destekleyen kucaklayan kişi ondan uzaklaşacak. Bu onun için zor bir durum; ancak baş edilemeyecek kadar değil. Yeter ki yetişkinler olarak doğru adımları atalım. Nedir peki, evden ayrılma sürecinde çocuğumuzla vedalaşırken dikkat etmemiz gereken hususlar:

-Her sabah evden ayrılma sürecinin rutin şekilde vedalaşma şeklinde olması en sağlıklısıdır. Aniden kaçışlar, habersiz gidişler ya da yalan söylemlerde bulunarak beklenti yaratmak çocuğu daha çok endişelendirir ve kaygısı artar.

-Ayrılık sürecini çok uzun tutmadan vedalaşmak gerekir.

-Bu süreçler bazen anneler için de çok kaygılı olabilmektedir, kaygı bulaşıcıdır unutmamak gerekir. Annesini kaygılı gören bir çocuğun bu kaygıyı taşımaması imkansız.

-Evde geçireceği zaman dilimini çocuk için eğlenceli ve anlamlı kılmak önemlidir. Yaratıcı aktiviteler oluşturmak çocuğun evde annesi yokken bu durumla baş etmesini kolaylaştırır.

-Evdeyken sabah yaşadığınız ayrılıkların ufak alıştırmalarını yapabilirsiniz. Yaşadığı duyguları dillendirmekte çocuğunuzu cesaretlendirmekten korkmayın.

-Öykü kitaplarından yararlanılabilir, ya da çocuğun siz evde yokken neler hissettiğini resmetmesini isteyebilirsiniz.

-Evin içinde olduğunuz zamanlarda da fiziksel olarak yakınlığınızı adım adım uzaklaştırmak işe giderken ki yaşadığı ayrılığı hızlandıracaktır.

-Ne zaman eve döneceğinizi açıklayın.

-Uzun süreli ayrılıklarda çocuklarınıza kısa kısa notlar bırakarak hatırlatmalar yapabilirsiniz.

-Ayrılıklar içeren oyunlar oynayarak bunların normal sürecin parçası olduğunu yaşamasına olanak sağlayın.

-Özellikle küçük çocuklarda ayrılık sürecini kolaylaştırıcı geçiş nesneleri kullanabilirsiniz: Peluş ayılar, tüylü hayvanlar…

-En önemlisi de çocuğunuza yalan söylememektir, size olan güveni her şeyden önemlidir çünkü…”

Bir cevap bırakın