Kanser sonrası 10 altın öneri

Kanser sonrası 10 altın öneri

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan meme kanserinden korunmada sağlıklı beslenmenin büyük önemi var şüphesiz. Ola ki günün birinde tıpkı her 8 kişiden birinde olduğu gibi sizin de kapınızı çalması durumunda ise, tedavi sürecine yönelik beslenme öne çıkıyor. Peki tedavi olduktan sonra nasıl beslenmeli? Nelere dikkat edip nelerden kaçınmalı?

Acıbadem Zekeriyaköy Tıp Merkezi ve Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey, sağlıklı ve dengeli beslenmenin kanserden korunmada ve tedavi sürecinde olduğu gibi tedavi sonrası da çok büyük önem taşıdığını belirtiyor. Müge Güzey içinde bulunduğumuz Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Mynet.com okurlarına, tedavi sonrası bir daha hastalığın tekrarlamamasına yardımcı olacak çok önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

İdeal kilonuzu koruyun

Meme kanseri tanısı alan kadınların kilo alması hastalığın tekrarlama riskini artırıyor. Enerji alımının fazlalığı organizmanın insüline olan ihtiyacını artırmakta ve pankreastan insülin salınımının artmasına neden olmaktadır. Fazla insüline maruz kalan dokularda bir süre sonra insülin direnci gelişmektedir. İnsülin direnciyle birlikte pankreastan insülin salınımı daha da artmaktadır. İnsülin bel çevresindeki yağlanmayı artırarak meme kanserinin tekrarlama riskini artırmaktadır. 3-4 saat aralıklarla beslenmek, insülinin hızlı salgılanmasını uyaran besinlerden (tatlı, hamur işi, pirinç, patates ve glisemik indeksi yüksek olan diğer besinler) uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak ideal kilonuzu korumanıza yardımcı olacaktır.

Yağ tüketimini sınırlandırın

Düşük yağlı bir beslenme planı meme kanserine tekrar yakalanma riskini azaltıyor. Yağ gurubu içinden Omega 3 açısından zengin beslenmek ise riski daha da azaltıyor. Haftada iki üç gün sezonunda mevsim balıklarını tüketmek çok önemli. Balığın içeriğindeki Omega 3 yağ asitlerinden EPA, kanser oluşumunu ve riskini azaltıyor. Balıkla beraber Omega 3’ten zengin bitkisel kaynaklardan da yararlanmayı ihmal etmeyin. Günde bir tatlı kaşığı keten tohumu, semiz otu yemeği veya salatası, günde iki adet ceviz tüketmeniz faydalı.

Sigara ve alkolden kaçının

‘Artık iyileştim’ diyerek bir zaman sonra yeniden sigaraya sakın başlamayın. Günde bir kadehten fazla alkol tüketimi ise meme kanserine karşı koruyucu olan folatın kandaki miktarının azalmasına neden olarak koruyucu faktörleri azaltmaktadır. Bu nedenle alkolden uzak durmak gerekir.

Kırmızı eti sınırlandırın

Fazla kırmızı et tüketimi kanser ile doğrudan ilişkilidir, haftada bir kez olacak şekilde tüketim sınırlandırılmalıdır. Et tüketimi haftada 200-300 gramı geçmemelidir. Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durulmalıdır.

Meyve sebze tüketin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey “Yeterli miktarda meyve ve sebze tüketimi kanser riskini yüzde 25 azaltmaktadır. Günlük toplam en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketin” diyor. Havuç, kabak, karnabahar, bal kabağı kanser riskini azaltan lignan açısından zengin. Turp, şalgam, brokoli, lahana ve Brüksel lahanası içeriğindeki isotiyosiyanatlarla, menopoz öncesindeki kadınlarda östrojen metabolizması üzerine etki yaparak hastalığın tekrarlama riskini düşürüyor. Yeşil yapraklı sebzeler, pancar, brokoli, bamya ve kurubaklagiller folat içeriğiyle menopoz sonrası meme kanseri riskini azaltıyor. Sarımsak ve soğanın içerdiği sülfürlü bileşikler de kansere karşı koruyor, çiğ tüketmek etkiyi artırıyor.

Tuzu azaltın

Yemeklere eklenen tuz miktarını azaltmak, turşu, salamura ve tütsülenmiş besinleri tüketmemek tuz alımınızı azaltmaya yardımcı olacaktır. Günlük tuz tüketimi 2 çay kaşığını (6 gram) geçmemelidir. Tuz tüketiminizi sınırlamak için turşu, ketçap, hardal, zeytin ,soya sosu, salata sosları vb. yiyeceklerin tüketimini sınırlandırabilir, bunlar yerine baharatlardan faydalanabilirsiniz.

Rafine şeker tüketimini sınırlandırın

Tatlı, pastane ürünleri ve beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekler, bulgur gibi kompleks karbonhidratları tercih edin. Aşırı miktarda rafine şeker tüketimi yüksek insülin salınımına yol açar ve kandaki yüksek insülin düzeyi insüline benzer büyüme faktörünün (IGF-1) artmasıyla sonuçlanır. Serbest IGF-1 ise hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesine neden olarak kanserin tekrarlama riskini artırır.

Aktif olun

Haftada en az 150 dakika orta tempoda düzenli olarak egzersiz yapın. Yapılan bilimsel çalışmalar düzenli egzersiz yapmanın hastaların depresyon ve yorgunluğunu azalttığını, psikolojik durumu olumlu yönde etkileyerek yaşam kalitesini artırdığını göstermektedir. Tedavi süresince fiziksel aktivitede azalmayla beraber kas kayıpları meydana gelmişse tedavi sonrasında düzenli egzersiz ile kas kayıplarını yerine koymak daha rahat hareket yeteneğiyle beraber kemik dokusunun korunmasını sağlamaktadır.

Yeşil çayı tercih edin

Yeşil çay tüketme alışkanlığı son yıllarda giderek artıyor. Yapılan araştırmalar yeşil çayın içeriğindeki polifenollerin düzenli tüketimle vücut yağında azalma ve tümör hücresi hacminde küçülme sağladığını ortaya koyuyor. Günlük iki fincan yeşil çay tüketerek sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz.

Süt ürünleri

Düşük kalsiyum alan kadınlarda meme kanserine yakalanma ve tekrarlama riski artmaktadır. Süt ürünleri tercihinde özellikle prebiyotik özelliği olan ürünler tercih etmek hem kalsiyum sağlayacak hem de bağışıklığı kuvvetlendirerek riski azaltacaktır. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey günlük iki üç bardak süt/ yoğurt ya da kefir tüketmenin ve bir iki dilim (30-60g) yağsız beyaz peynir yemenin yeterli kalsiyumu sağlamaya yardımcı olacağını söylüyor.

Bir cevap bırakın