Işıldak çiçeği

  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği
  • Işıldak çiçeği

İki Yıllık | 0,5-1,2m | 6-10 Aylar | Na | Yağı

Işıldak, Nachtterze, Oenothera biennis L.
Işıldak çiçeği Syn: Oenothera communis levrille
Işıl otu “ graveolens GILIB
Akşam çiçeği Onagra biennis SCOP.
Eşek otu “ vulgaris SPACH
Gece feneri

Familyası: Eşekotugillerden, Nachtkerzengewâchse, Oenotheraceae

Drugları: Işıldak yağı; Oenotherae biennis oleum
Işıldak tohumunun yağı natürel ilaç yapımında kullanılır.

Botanik: Asıl vatanı Kuzey Amerika olan Eşek otu 16.yy.’da Avrupa’ya getirilmiş ve buradan dünyanın birçok ülkesine yayılmıştır. Oeno kelimesi Oinos kelimesinden türemiş olup “Şarap”, Ther kelimesi Thera’dan türemiş olup “Yabani hayvan” anlamına gelir. Bienni kelimesi Latince olup “iki yıllık” anlamına gelir. Almanca bitkinin geceleri ışık saçar gibi parlaması nedeniyle gece mumu anlamına gelen “Nachtkerze” ismi ile anılır. Bu bitkinin yaprakları Eşekkulağına benzediğinden Eşek otu, akşamları parladığından Işıldak, Işık otu, Akşam çiçeği veya Gece feneri diye anılır. Bitkinin adından da anlaşılacağından iki yıllık olup, birinci yıl sadece rozet yaprakları ile kendini gösterir ve ikinci yıl dikine yükselen nadir çatallaşan 50-120cm arasında bir bitkidir. Kökleri etli, iğ veya pancar kökü şeklinde olup ilk yıl sadece birkaç yapraktan ibarettir. Yap-rakları geniş mızrak veya ters yumurta şeklinde, kenarları hafif dalgalı, koyu yeşil renkli ve değişken sıra ile dizilmiştir. Çiçekleri tomurcuk halinde yukarı doğru şamdan şeklinde, çiçek açınca önce yatay sonra sarkık şekilde durur ve uzun bir sapa sahiptir. Altın sarısı renkteki taç yaprakları 2,5-4cm uzunluk, 3-5cm eninde ters kalp veya ters koni şeklinde üst üste konmuş gibidir. Kupa yaprakları oldukça ince mızrak şek¬linde, geriye doğru dönük, oldukça narindir ve döllenme tozlukları sarı renkte ve taç yapraklarından kısadır. 

Yetiştirilmesi: Işıldak’ın yetiştirilmesi oldukça basit olup çok özel bir bakıma ihtiyaç duymadan hemen her yerde yetişir. 

Hasat zamanı: Ağustos’tan itibaren olgunlaşan tohumları toplanır ve özel soğuk baskı metodu ile basılarak yağı çıkarılır.

Birleşimi: Işıldak tohumu %20-25 Sabit yağ içerir ve bunu da önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Linolasit %60-80, γ-Linolenasit, Oleikasit %7, Palmitinasit %7-10 ve Stearinasit %2-4 oranındadır.
b) Ayrıca %40 Selüloz, %15 Protein ve %1 oranında Aminoasit türevleri içerir. 

Araştırmalar: 
1) Nörodermatoz (alerjik ekzema) rahatsızlığı olan 127 çocuk, 204 yetişkin yani toplam 303 hasta üzerinde Işıldak yağından elde edilen kapsülle tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tevdi denemesinde kaşın¬tının tamamen yok olduğu, nörodermatozun yayılmasının durduğu hatta bazılarına iyileşme olduğu görülmüştür. (HV.9.99.74)
2) G.A.Jamel, H.Carmichael ve ekibi 1990 diyabetiklerde (şeker has-taları) görülen çok yönlü sinirsel rahatsızlıkları (polyneuropathie =polinöropatoloji) olan 22 hasta üzerinde Işıldak kapsülü ile tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemesinde hastaların durumunun Plasebo (sözde ilaç=denek ilacı) ile tedavi olanlara göre daha etkili olduğu görülmüştür. (PT.144)
3) Wright ve Buton 1982’de Atopik ekzema (alerjik ekzema= nöroder-matoz) rahatsızlığı olan 99 hasta üzerinde Işıldak tohum yağından elde edilen kapsülle 3 ay süren tedavi denemesi yapılmıştır. Bu te¬davi denemesinde kortikoid, antihistaminik gibi kimyasal ilaçlarla da tedaviye devam edilmiştir ve neticede hastalardan %43’ünde iyileş¬me görülmüştür. Burada bitkisel tedavi yanında kimyasal ilaçlarla da tedaviye devam edilmiştir. (Oysa Çörek yağından elde edilen kap-süllerle yapılan tedavi denemelerinde daha olumlu neticeler elde edilmiştir). (Age.356)

Tesir şekli: İltihapları (antiflogistik), kaşıntıyı, derideki tahrişi ve yan¬mayı önleyici, tansiyon düşürücü ve aynı zamanda urların büyümesini önleyici özelliklere sahiptir. 

Kullanılması: Araştırmalara göre Işıldak tohum yağlarından elde edilen kapsüllerle nörodermatoz (alerjik ekzema=atopik ekzema) rahatsızlığına karşı kullanılır.

Açıklama: 
1) Bir insanın günde 240-320mg γ-Linolen aside ihtiyaç duyduğu ya¬pılan araştırmalarda tespit edilmiştir. Işıldak yağının birleşiminde %8-10 oranında γ-Linolen asit bulunur ve her kapsülde 360mg Linolen asit ve 45mg γ-Linolen asit içerir. Bundan da bir yetişkinin günde 6-8kapsül alması gerektiği anlaşılır. Linol asidin γ-Linolen aside dönüşmediği ve hayvansal besinlerde bolca olan Arahidonasit, Prostaglenin E1 ve E2’ye dönüşmediği ve zararlı olan Leukotrin’e dönüştüğü tespit edilmiştir. Bu dönüşümün olmaması enzim yetersizliği nedeni ile olur. Çinko yetersizliği enzim yetersizliğine ne¬den olur. (Çörek’e bak.). Prostaglandin E1 ve E2’nin azalması T-Lenfosit azalmasını ve B-hücrelerinin aşırı İmmünglobulin ve Makrofaj (katil hücreler; bakteri ve virüsleri yiyerek parçalaması nedeni ile bu isimle anılır.) üretmesine sebep olur. Bu da iltihapların azması, kaşıntı, deride yanma ve şişmeye neden olur. Makrofajlar bakterileri ve virüsleri yok edeceği yerde aşırı oranda artması nedeni ile dokulara saldırır, bu da iltihaplanmaya neden olur çünkü kontrol hücreleri olan T-lenfosit hücreleri (Suppressor-T-hücreleri) yeterince üretilmediğinden kontrolden çıkan makrofajlar (katil hücreler) fayda yerine zarar verirler.
2) Linol asidin γ-Linolen aside dönüşmesi için Δ6-Desturaz enzimi, γ-Linolen asidin Dihomo-γ-Linolen aside dönüşmesi için Elongaz enzimi, Dihomo-γ-Linolen asidin Arachidon aside dönüşmesi için Δ5-Desturaz enzimi ve Arachidon asidin Prostaglandin E2’ye dönüşmesi için Cyclooxygenaz enzimi gerekir. Işıldak yağı ile γ-Linolen asit ihtiyacı giderilir, fakat Nörodermatiklerde görülen Δ6-Desturaz enzimi yetersizliği veya eksikliğini giderir mi? Bu sorunun cevabı pek bilinmemektedir. Çörek tohumunun bu enzim yetersizliklerini ortadan kaldırdığını iddia etmektedirler ki o zaman Çörek hem Hodan hem de Işıldak’tan daha üstündür. 
3) Günümüzde insanların aşırı hayvansal protein tüketmesi, alkol, sigara ve kahve içmesi ve de az spor yapması nedeni ile aşırı Prostaglandin E1 ve E2 tüketir veya yeterince γ-Linolen asit içeren besin maddesi (Çörek) almaması nedeni ile çok çeşitli alerjik hastalıklar ortaya çıkabilir. 
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur. Bana göre bahar nezlesi, nörodermatis (alerjik ekzema) ve alerjik astıma karşı Çörek daha et-kilidir. Adet öncesi rahatsızlıklar (Premenstural sendrom) ve de adet sırasındaki anormalliklere karşı Hayıt daha etkilidir.

Bir cevap bırakın