Dövülmüşavrat Otu

  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu
  • Dövülmüşavrat Otu

Çok Yıllık,Sarmaşık | 1,5-3m | 5-6 Aylar | Ho,Ça | Zehirli

Dövülmüş avrat otu, Schmerwurz, Tamus communis
Acı ot
Kara asama
Acı kök
Sinsan
Ateş kök

Familyası: Dövülmüşavratotugillerden, Schmerwurzgewaechse

Drugları: Dövülmüş avrat otu kökü; Tami communisrhizoma 
Dövülmüş avrat otunun kökleri Homeopati’de tentür yapımında kullanılır ve zehirli olması nedeni ile çayı içilmez.

Botanik: Vatanı güneydoğu Avrupa yani Macaristan, Romanya, Türkiye ve Rusya olup günümüzde güneybatı Avrupa ile kuzey Afrika’da da yetişmektedir. Boyu 1,5-3m’yi bulan sarmaşık çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları değişken sıra ile dizilmiş olup kalp şeklindedir. Yapraklarının üst yüzeyi parlak yeşil, kenarları bütün, üzeri derin damarlı ve uzun saplıdır. Çiçekleri yeşilimsi beyaz veya sarımsı yeşil renkte, oldukça küçük iki evli ve yaprak sapının dibinde meydana gelir. Meyveleri 1cm çapında önce yeşil sonra sarımtırak olgunlaşınca kan kırmızısı renkte, yuvarlak küre şeklinde, vişne büyüklüğünde ve 3-6 tanesi bir arada bulunur. Bu bitliye dövülmüş avrat otu denmesinin nedeni birleşimindeki Kalsiyumoksalat’ın deriye batması nedeniyle meydana gelen tahriş sonucu kızarıklık sonra morarma hasıl olur. Kalsiyumoksalat kristalleri iğne şeklinde olup batıcı bir özeliğe sahiptir. Bilhassa dövülmüş avrat kökü eldivensiz tutulduğunda veya vücudun herhangi bir yerine sürüldüğünde dövülmüş kadınlardaki morartıya benzer bir bir morarma hasıl olur ve bu nedenden dolayı bu bitki dövülmüş avrat otu diye anılır. İslam’dan önce Türklerde kadınlarla erkekler arasında hiçbir fark gözetilmemiş ve hatta Hakanların hanımları erkeklerden üstün makam¬larda oturmuşlardır. Eski Yunan, Roma, Hint, Arap ve Çin kültüründe ise kadınların insan olup olmadığı tartışılmıştır. Kadınlar alınıp satılmış ve hatta kız çocukları diri diri toprağa gömülmüştür. Çin’de son yüzyıla kadar kadınlara isim verilmemiş onlar bir, iki, üç diye numaralandırılarak veya lakaplarla çağırılmışlardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hz. Ali ile Hz. Fatıma’yı evlendirirken ‘’İkiniz bir birinizin kölesisinizdir’’ buyur¬muşlardır. İslam’a göre şayet aile bir süt annesi tutabilecek durumda ise kadın doğurduğu çocuğunu emzirmek istemezse baba süt anne tutmak zorundadır. Kadın ev işlerinden; Yemek yapma, bulaşık yıkama, temizlik vb. gibi işleri yapmak mecburiyetinde değildir. Erkek evini geçindirmek mecburiyetindedir, şayet kadın zengin, erkek fakir ise kadın istemedikçe, erkek hanımının malından istifade edemez. Geniş bilgi için Lokman suresi veya gerçek bir din adamına danışılmalıdır. Son asırlarda kadın ve çocuklara karşı münferit kaba davranışların kökünde ise Osmanlının son döneminde hanedan ve zengin çocuklarının eğitimi için Avrupa’nın çeşitli kiliselerinde özel eğitilmiş mürebbiyelerin getirtilmesi sonucu Türklerde eskiden olmayan dayak maalesef daha sonraları çarpık batı tarzı bir eğitim ve aile yapısı ortaya çıkmıştır. Türk aile yapısının batı artığı kültürlerden temizlenerek yeniden özüne dönük inkişafı gerekir.

Hasat zamanı: Kökleri sonbaharda sökülerek toplanır, yıkanır ve kurutularak kaldırılır. Kökleri toplanırken eldivensiz toplamamak gerekir, zira birleşimindeki Kalsiyumoksalat kristalleri deriye batarak morarmasına sebep olur. Dövülmüş avrat otu kökü bilek kalınlığında beyaz renkli, taze iken kesildiğinde içinden yapışkan ve sümüksü bir yapı akar. 

Birleşimi: Birleşiminde Nişasta, Musilaj, Saponin türevlerinden Diosgenin (Yans köküne bak.), Kalsiyumoksalat ve en son keşfedilen ve de zehirli olan 4,6,7-Trimethoxy, 1,2-Phenanthrenchinon’dur. 

Tesir şekli: Deriyi tahriş edici, kusturucu, müshil yapıcı ve idrar artırıcı ve de taze olarak kullanıldığında zehirleyici özelliklere sahiptir. 

Kullanılması: 
a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılma-mıştır, bu nedenle Dövülmüş avrat otu kökü yerine romatizmaya karşı Kargabüken, Çit kökü, Harpago, Söğüt, Isırgan preparatları veya Gökçek İksiri daha etkilidir. Bu nedenle Dövülmüş avrat otu kökü bugünkü bilgilerimize göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir.
b) Halk arasında Dövülmüş avrat kökünden bir dilim kesilerek ağrıyan yere sürülürse kızartır ve aynı zamanda ağrıları azaltır. Genellikle romatizma çeşitlerinden: Artrit, (eklem iltihaplanması), atroz (eklem deformesi) ve kas romatizması ile nikris, siyatik ve nevraljiye (sinir¬sel ağrılar) karşı kullanılır. Fransa’da çarpma sonucu deride meydana gelen ezilme ve şişmelere karşı kullanılır ve onlarda da dövülmüş avrat otu diye anılır. Tanıdığım bir bayan romatizmalı olan annesi için Rusya’dan gelen bilek kalınlığında beyaz kökü dilim şeklinde kesile¬rek romatizmalı yerlere sürüldüğünü ve bunun ağrıları azalttığını söylemişti.

Çayı: Taze olarak kullanıldığında zehirlenmelere sebep olur. Bunun dahilen sadece kurutulmuş olanı kullanılabilir. Kurutulmuş Dulavrat kökü toz haline getirildikten sonra bir çay kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su doldurulur ve kaynatıldıktan sonra süzülerek içilir. Dövülmüş avrat otu genellikle taze olarak romatizmalı hastalıklara karşı dilim şeklinde kesilerek ağrıyan yere sürülür.

Yan tesirleri: Zehirli olması nedeniyle çok dikkat edilmesi gerekir, zira çok zehirlidir. Meyvelerinden 2 tanesi bir çocuğu zehirleyebilir. 

Zehirlenme belirtileri: Ağız kuruması, ishal, ve kusma gibi hallerdir.

Bir cevap bırakın