Defne

  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne
  • Defne

Ağaç | 2-10m | 3-4 Aylar | Yaprakları,Meyveleri,Meyve yağı

Defne Lorbeer Laurus nobilis 
Tehnel 

Familyası: Defnegillerden, Lorbeergewâchse, Lauraceae

Drugları: Defneyaprağı; Lauri folium
Defne meyvesi; Lauri fructus
Defne yağı; Lauri oleum

Defneyaprağı çayı, tentür ve natürel ilaç yapımında yağı ise merhem yapımında kullanılır.

Botanik: Vatanı Türkiye olan Defne zamanla Akdeniz ülkeleri Karadeniz ülkeleri, Türkistan, Orta ve Batı Avrupa, Güney ve Orta Amerika ile ABD’nin Batı ve Güneyine kadar geniş bir alana yayılmıştır. Boyu oldukça değişkendir. Bazen bir funda gibi küçük bazen de 10m boyunda bir ağaç gibi büyük, yapraklarını kışın dahi dökmeyen ve siyah kabuklu bitkilerdir. Yaprakları 3-5cm genişliğinde, 5-15cm uzunluğunda enelikle mızrak şeklinde, nadiren yumurta şeklinde veya oval olup kenarları bütün fakat dalgalı, üst yüzeyi parlak yeşil, alt yüzeyi donuk yeşil, kısa saplı ve deri gibi derttir. Çiçekleri yapraklarının hemen dibinden çıkar ve topluca bir arada bulunur. Dişi çiçekleri küçük, beyazımsı sarı veya krem rengi, taç yaprakları ve erkek çiçekleri 8-12 döllenme tozluklarına sahiptir. Meyveleri önce yeşil sonra siyah bir renk alır. Takriben 1cm çapında zeytin çekirdeği gibi yüzeyi parlak, etli, içinde bir tane çekirdeği vardır. Türkiye’de genellikle Akdeniz, Ege ve Karadeniz bölgelerinde yetiştirilir. Yaprağı ve meyvesinin yağı bir ilaç ürünüdür. 

Yetiştirilmesi: Türkiye’nin iç ve doğu bölgeleri hariç hemen her yerinde yetişir. Almanya’da dahi kış aylarında serada ve diğer aylar bahçeye konarak yetiştirilmektedir.

Hasat zamanı: Yapraklarını kışın da dökmediği için hemen her ay yapraklarını toplamak mümkündür. Fakat en tesirli olduğu zaman Ma-yıs’tan Ekim ayına kadar olan sürede toplanan yapraklarıdır. Meyvelerini Temmuz’dan Ekim’e kadar toplamak mümkündür ve toplanan meyveler soğuk baskı ile veya kaynatılarak yağı elde edilir.
Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlem¬leri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kuru-tulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha ku¬ru¬mada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kay¬bettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

Birleşimi: 
a) Yapraklarının birleşimindeki en önemli madde eter yağı türevleri (Uçucu yağ türevleri)%1-5 arasında olup bunlardan en önemlisi Cineol (Sineol, Okaliptus’a bak.) olup %35-50 arasında bulunur. Onu eugenol, graniol ve az miktarda pinenler takipeder.. 
b) Meyvelerinden elde edilen ve kısaca defne yağı diye anılan yağın birleşiminde ise %30 oranında Eter yağı (Uçucu yağ)’dan meydana gelir ve bunun da %40-50’sini Dehidrocostulakton, %20-30 Costunolid ve az miktarda Eremanthin içerir.
c) Sabit yağ türevleri; Laurinasit, Palmitinasit, Linolasit ve Oleikasit
d) Ayrıca Trigliseridi, ayrıca Myricial alkol ve Nişasta içerir. 

Tesir şekli: 
a) Yaprakları; antiseptik (mikropları öldürücü), iltihapları önleyici, hazmettirici, idrar artırıcı, kan dolaşımı artırıcı ve deriyi tahriş edici özelliklere sahiptir.
b) Defne yağı; antiseptik, iltihapları önleyici, deriyi yumuşatıcı ve yaraları iyileştiricidir.

Kullanılması: 
a) Halk arasında; defneyaprakları çay şeklinde içilir ise iştah açar, sin-dirimi kolaylaştırır ve mideyi kuvvetlendirir. Halka arasında baş ağrı¬ları ve sinirsel rahatsızlıklarda(nevralji) karşı çayı içilirken basura karşı hazırlanan demi taharet yapılacak su ile karıştırılarak, bu karışım ile taharet yapılır ise basurları iyileştirir. Bu güne kadar def¬neyaprakları üzerinde yeterince araştırma yağılamamıştır. Defne¬yaprağı genellikle baharat olarak kullanılır ve etli yenmeklere çor¬balara ve patatesli yemeklere katılır ayrıca birçok turşu türevlerinin; beyaz lahana, kırmızı lahana, pancar, biber turşularına veya karışık turşulara katılır. 
b) Halk arasında defne yağı; genellikle hayvanların derilerinde meydana gelen iltihaplı-iltihapsız yaraların, çatlak ve sertliklere karşı kullanılır. Özellikle ineklerin sertleşen ve iltihaplanan memelerini iyileştirmek için kullanılır.
c) Merhemi; Defne meyveleri soğuk baskı ile yağı çıkarılır veya mey-velerin yarısı kadar suyla 2-3saat kaynatıldıktan sonra süzülür ve soğumaya bırakılır. Soğuyan defne yağı daha ağır olduğundan dibe çöker ve su üst kısımda kalır. Böylece yağı ve suyu ayırmak kolaylaşır. Koyun kuyruk yağı veya iç yağı yoksa parafin ve yahut ta vazelin önce ocakta ısıtılarak eritilir ve içine 1/10 oranında (100gr Parafin veya vazeline 10gr Defne yağı) Defne yağı ilave edilir. Soğuduktan sonra buzdolabına konur. Defne yağı ile Hatay yöresinde sabun yapılır. 

Homeopati’de: Defneyaprakları bir şişeye konur ve üzerine %70’lik Alkol (Etanol) ilave edilir. Güneşten uzakta 4-6 hafta ekletildikten sonra süzülerek Homeopati’de <<Laurus nobllis>> adı ile anılan tentür elde edilir.

Yan tesirleri: Defne yağının alerjiye sebep olması nedeniyle kullanılırken dikkat etmek gerekir. Defne yerine daha etkili şifalı bitkiler oldu¬ğundan mümkünse kullanılmaması daha uygundur.

Bir cevap bırakın