‘Bilim gelişiyor, hastalıklar artıyor’

‘Bilim gelişiyor, hastalıklar artıyor’

(DHA) – İSTANBUL Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar, bilimin ilerlemesiyle kanser vakaları ve bağlı hastalıklarda artış kaydedildiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Dizdar, “Betonlaşmış şehirler, daha kimyasal bir dünya, daha çok genetiğiyle oynanmış besin kaynakları, daha çok endüstriyel gıda ve daha çok elektromanyetik ortamlar var. Bu faktörler insanın yaşam dengesini bozabiliyor” dedi.

Antalya’nın Finike İlçesi’nde Eğitim- Sen tarafından

‘Beslenme ve Hastalık İlişkisi’ konulu panel düzenlendi. Finike Canan Yavuz Gürkan Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nde düzenlenen panele, İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar konuşmacı olarak katıldı. Çok sayıda vatandaşın izlediği panelde 20 yıl öncesine göre plastiğin daha çok kullanıldığı bir dünyanın ortaya çıktığını belirten Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar, “Daha betonlaşmış şehirler, daha kimyasal bir dünya, daha hijyenik bir dünya, daha çok genetiğiyle oynanmış besin kaynakları, daha çok endüstriyel gıda ve daha çok elektromanyetik ortamlar var. Bu faktörler insanın yaşam dengesini bozabiliyor” dedi.

‘PİLİÇ SEKTÖRÜNDEKİ DEĞİŞİM TIPTAN BİLE İLERDE’

Daha çok ve hızlı üretmeyle dayanıklılık koşullarını geliştirme adına gıda ürünlerinin yapısının değiştirildiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Dizdar, şöyle dedi:

“Örneğin, normal koşullarda ekşiyerek bozulması gereken yoğurdumuz, artık ekşimiyor, epey zaman beklemesine rağmen bozulmuyor. Piliç sektöründeki teknolojik değişimler inanılmaz hızda ilerliyor. Geldiğimiz noktada, piliç sektöründeki değişimlerin tıp sektöründen bile ilerde olduğunu görüyoruz. Hareket kabiliyeti kısıtlanmış bir piliç, değişik yöntemlerle 45 günde tüketime hazır hale gelebiliyor. Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) beslenme üzerinde önemli bir yeri var artık. Değişik etkenlere bağlı olarak bilim ilerliyor ama kanser vakaları da artış gösteriyor. Kanser türlerine bağlı olarak kalp yetmezliği, diyabet, obezite gibi bağlı sağlık sorunları da çoğalıyor.”

‘ANNE SÜTÜNDE İLAÇ KALINTISI’

2003 yılında Kahramanmaraş’ta yapılan

bilimsel çalışmalarda anne sütü örneklerinin 3’te 1’lik kısmında ilaç kalıntısı, 2005 yılında ise Uluabat Gölü’nde yapılan çalışmalarda tarım ilaçları vasıtasıyla kirlenme tespit edildiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Dizdar, “Antalya bölgesinde görev yapan uzman doktor arkadaşlarımızdan, özellikle Kumluca ve çevresinde rastlanılan bazı kanser türlerinin kayda değer oranda yükseldiğini duyuyoruz” diye konuştu.

‘TIBBIN TANIMSIZLIK DÖNEMİ’

İnsan vücudunun sağlıklı bir yaşam sürebilmesinin aldığı gıdalara bağlı olduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr. Dizdar, şöyle devam etti:

“Vücudumuzun eksik beslenmesi durumunda ne gibi hastalıklar çıkacağını bilemeyiz. Çünkü tıp beslenmenin hep doğal olduğunun kabullenilmesiyle işe başlar. Beslenme uzun süre eksik kaldığında, vücudun bileşimi de değişir, bu durumda hastalık da değişir. Sözün özü, bugünün kanser sanılan hastalıklarının büyük bölümü aslında gerçekten hastalık bile olmayabilir. İşte buna ‘tıbbın tanımsızlık dönemi’ adını veriyoruz. Sağlıklılık durumu geleneksel beslenme kıstas alınarak tanımlanmıştır, uzun raf ömürlü endüstriyel market gıdalarında durum değişir, hastalık da değişir.”

Bir cevap bırakın