Bel ağrısı sanılan kanser çıktı!

Bel ağrısı sanılan kanser çıktı!

40 yıl çalıştıktan sonra artık dinlenmeyi umut ediyordu. Ama emekliliğinde davetsiz bir misafir çaldı kapısını. Önce hafiften başlayan bel ağrısı gittikçe şiddetlendi. ‘Ağrı kesiciler’ yazılarak döndü evine. Doğru teşhis konulması zaman aldı. Aile Hastanesi Bahçelievler’den Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Sami Kartı’ya yönlendirildiğinde artık yürüyemez haldeydi. Hastaya ‘kemik iliğinde plazma hücrelerinin kanseri’ anlamına gelen multiple myolama teşhisi konuldu ve hemen tedaviye başlandı.

Prof. Dr. Kartı 69 yaşında olmasına rağmen hastaya kemik iliği nakli yaptı. İrfan Uzman kısa sürede sağlığına kavuştu. Birkaç gün içinde hem ayağa kalktı hem de iki çocuğu ve eşiyle birlikte en derinlerine çöreklenen umutsuzluk yerini sevince bıraktı. Uzman, içerisinde çok önemli uyarılar barındıran öyküsünü mynet.com okurları için anlattı.

69 yaşındaki İrfan Uzman, 40 yıl matbaada çalıştıktan sonra emekli oldu. Artık dinlenmeyi hayal ediyordu ama ansızın beliren bel ağrısı şikayeti hayatına kabus gibi çöktü. Ağrı önce hafifti ama kısa sürede şiddeti öylesine artmıştı ki, ne oturabiliyor ne yatabiliyordu. Gittiği doktor ‘ağrı kesici’ verdi, 15 gün geçmeyince bu kez ‘daha kuvvetli bir ağrı kesici’ yazıldı reçetesine. Ama nafile. Bunun üzerine başka bir doktora gittiğinde sintigrafi çekilmek için gün verdiler Uzman’a ama bu kez de bir anda evde beli kilitlenince randevusuna gidemedi. Derken yapılan tetkiklerde kanserden şüphelenildi ve Aile Hastanesi Bahçelievler Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Sami Kartı’ya yönlendirildi. Uzman’a kemik iliğinde plazma hücrelerinin kanseri anlamına gelen multiple miyolama teşhisi koyan ve hemen tedaviye başlayan Prof. Dr. Kartı “Hastamıza aynı gün tedaviye başladık. Günden güne rahatladı. İki kür sonra hastalığı tamamen yok ettik. 40 gün sonra da kemik iliği nakli yaptık. Şimdi tam anlamıyla sağlığına kavuşmuş durumda” diyor.

Böbrek iflas ediyor, kemikler kırılıyor!

Tam da emeklilik

döneminde kapısını çalan davetsiz misafir ve ardından bir türlü doğru teşhis konulamaması hem Uzman’ı hem de eşini ve iki çocuğunu çok üzmüş; yıpratmıştı. Prof. Dr. Kartı’ya gittiğinde adeta ‘sürünerek’ yürür hale gelmişti. Kanser olduğu düşüncesiyle de hem kendisinin hem de ailesinin morali son derece bozulmuştu. Ancak hemen başlanan tedavi ile 10 gün içinde ayağa kalkmanın mutluluğunu yaşıyor şimdi. Uzman “Şimdi gayet iyiyim. Yürümem ertesi gün bile düzeldi. Rahat rahat yatabilmeye başladım” diyor sevinçle. Doktoruna büyük güven duyduğunu, o güvenle kemik iliği naklini de hemen kabul ettiğini söylüyor. Prof. Dr. Kartı “Eğer gecikseydi böbrek yetmezliği ve kemik kırıkları olurdu. Kemik kırıkları olması durumunda normal haline döndürmek çok zor olurdu” diyor.

Nakil şansını hasta sonuna kadar kullanmalı

65 yaş üzerindeki hastalara bir çok yerde nakil yapılmadığını oysa hastanın nakil şansını sonuna kadar kullanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kartı “65 yaş sınırı doğru değil. 65 yaş üzerine nakil yapılamaz deyip kök hücrelerine zarar veren ilaç vermemek lazım. Çünkü 70 yaşında olan bir hastanın biyolojik yaşı 55 bile olabiliyor. İrfan bey de bu anlamda çok önemli bir örnek. Kemik iliği nakli artık dünyaca kabul edilmiş bir tedavi ve bunu yapmazsanız hastalığın geri gelme olasılığı yüzde 100. Ama nakil yaparsanız bu olasılığı düşürüyorsunuz” diyor. Hastalığın geri gelme riskine karşı ilaç tedavisi uygulanıyor. Prof. Dr. Kartı, Uzman için 100 günün dolmasını beklediğini, ardından tedavinin ilaçlı mı yoksa ilaçsız mı devam edeceğine dair karar vereceğini, hastalığın geri gelme riskinin büyük oranda önlenebildiğini söylüyor.

Fizik tedavi en yanlış karar

Bel ağrısı şikayetiyle karşılaşan hastalar doğru teşhis konulamadan fizik tedaviye gidebiliyor. İrfan Uzman da ağrısı hafiflemeyince ortopedi uzmanına göründü. Ama o şanslıydı. Tetkiklerinde beliren şüphe üzerine doğru kişiye yönlendirilebildi. Prof. Dr. Kartı “Hastalar çoğunlukla doğru teşhis konulamadan fizik tedaviye başlayabiliyor ki bu son derece riskli. Benim öyle fizik tedaviden çektiğim hastalar var. Çat diye kemikleri kırılıyor. Sakın yapmayın diyorum” diyor.

Hastalıkta ağrı ve halsizlik önemli belirtiler

Hastalığın belli bir nedeni olmadığını belirten Prof. Dr. Kartı, Çernobil’den yıllar sonra myelom insidansının yüksek olduğuna dair kanıtlar olduğunu söylüyor. Hastalığın en çok ağrı, özellikle de bel ağrısı ile kendini gösterdiğini, ardından yaygın vücut ağrısı yaptığını, kanın akışkanlığını azalttığını kaydeden Prof. Dr. Kartı, böbrek yetmezliği ve bağışıklık sisteminde çökmeye kadar gittiğini, hastaların çoğunlukla zatürre gibi hastalıklardan kaybedildiğini söylüyor.

Bir cevap bırakın