Algoloji (ağrı) nedir?

Algoloji (ağrı) nedir?

Acının çığlıdır. Aklımız ermeye, farkındalığımız artmaya başladıkça kendimizin ifade ettiği hoş olmayan bu duygu çocuklukta ağlayarak bize yansır. Tarihi insanoğlunun varlığı ile eşzamanlıdır.

ALGOLOJİ (Ağrı Bilimi) ülkemizde diğer tıp branşları ile karşılaştırıldığında yeni bir bilimdir.

Akut ya da ivedi ağrı; vücudun bir yerinde ortaya çıkan bir bozukluğun alarmı ve habercisidir. Kronik ağrı ise hastalıktır.

Algoloji biliminin amacı, kronik ağrı nedeni ile kişinin kaybettiği “Yaşam Kalitesi”ni geri kazandırmaktır.

Kronik ağrı nedeni ile kliniklerimize en sık başvuru nedenleri;

– Başağrısı, migren, gerilim tipi başağrıları, yüz ağrıları, nevraljiler – Cerrahi gerektirmeyen boyun ve sırt ağrıları – Kol ve omuz ağrıları – El bilek ağrıları, el bilek sıkışma sendromu ağrıları – Diyabete bağlı el ve ayaklarda ve parmak uçlarında oluşan üşüme, karıncalanma ve uyuşma ile karakterize nöropatik ağrılar – Cerrahi olan ya da olmamış bel fıtığı kaynaklı ağrılar – Kalça, üreme sistemi kaynaklı ağrılar – Damar tıkanmaları veya dolaşım bozukluğuna bağlı ağrılar – Kanser ağrısı – Ameliyat sonrası ameliyat yerinde geçmeyen ağrılar – Diğer nedenli ağrılar

Ağrı Neden Kronikleşir?

Ağrının algısı, kronikleşmesi, tedaviye verilen yanıt kişiden kişiye farklılık gösterir. Kadınlarda başağrısı, erkeklerde ise belağrısı daha sık görülür. Kişinin geçmişinde yaşadığı, fiziksel, psikolojik, sosyal travmalar ve hikayeler ağrının şiddetini ve süresini etkiler. Örneğin çocukluğunda yaşanan bir bacak kırığı algısını uzun süre hisseden bir erişkinde, başka nedenli hastalıklara bağlı ağrılar daha şiddetli hissedilir. Kişinin sistemik hastalıklarının bulunması, şeker hastalığı ya da romatizmal hastalıklarda ağrının algısını arttırabilir.

Ağrı Ölçülebilir mi?

Hastalarımızın bize başvurusu ile çok ayrıntılı ağrı hikayeleri alınıp, ağrı çeken kişiye ait olan bu duygu nedeni ortaya çıkarılmaya çalışılır. Subjektif, dışarıdan ölçülemeyen, görülemeyen ağrının nedeni için bir takım kan tahlilleri ve görüntüleme yöntemlerine başvurulur.

Nasıl Tedavi Edilir?

Ön tanı ve tanı konan hastalarımıza iki ana başlıkta tedavi uygulanır

– Medikal tedavi; ilaç kullanımı ile yapılan ve düzenli kullanılmasını gerektiren bir süreçtir. – Girişimsel yöntemler; Ağrı kliniklerinde yatırılarak yapılan ve ameliyathane koşullarının sağlandığı, özel cihazların kullanıldığı, halk arasında “sinir blokajı ya da laser ile yapılan” tedavi yöntemleridir.

Günümüzde Ağrı bilimin geldiği nokta ile ağrıların yaklaşık % 80-90’ ı tedavi edilebilmektedir. İş hayatında aktif çalışma yaşı olan 25-45 yaş arasında özellikle iş gücü kaybı gözönüne alındığında, ağrının ivedilikle tedavi edilmesi, “yaşam kalitesinin” hızla geri getirilmesi amaçlanmalıdır. Kişinin hayatı boyunca, yemek yeme, yürüme, uyku gibi en insancıl ihtiyaçları ancak ağrısız yaşantı ile sağlanabilmektedir.

Bir cevap bırakın