Alerji riski taşıyan besinlere dikkat

Alerji riski taşıyan besinlere dikkat

Hatta değil yemek, bulunduğu ortamı solumak bile yetiyor! Burun akıntısından hapşırığa, gözlerde yanma ve sulanmadan damakta ve boğazda kaşıntıya, ishalden bulantı ve kusmaya, nefes darlığından dudakta şişme, ciltte kızarıklık ve döküntüye liste uzun. Besin alerjilerinin, yol açtığı şikayetlerle grip ve nezle sanılabildiği gibi, anaflatik şoka yol açarak ölüme bile neden olabildiğini vurgulayan Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge

Mergen Sağlam, en alerjen 10 besini, belirtilerini ve ilk yardım kurallarını anlattı; bebeklerde besin alerjilerinin anlaşılabilmesi için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Alerji son yıllarda dünyada olduğu gibi ülkemiz de de özellikle kentte yaşayanlar arasında hızla artan bir sorun. Gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde pekçok şikayete yol açıyor, yaşam kalitesini hayli düşürüyor. Alerjiye, batılılaşan yaşam tarzından çevre kirliliğine, soluduğumuz havadan tükettiğimiz besinlere dek pek çok etken yol açarken, Avrupa’da her yıl 17 milyon kişi alerjenler nedeniyle sağlık sorunu yaşadığından Avrupa Birliği önemli bir adım attı. 3 yıl önce aldığı ‘alerjik gıdalar için uyarı yazılı ambalaj şartı’ kararını uygulamaya koydu. Artık üye ülkelerdeki tüm restoranlar, süper marketler, fast-food ve sipariş üzerine çalışan dükkanlar bu kurala göre yemek listesi ve ambalajlarını yenilemek zorunda. İlk aşamada kabuklu hayvandan gluten içeren tahıla, fıstıktan susam, soya ve süte dek 14 çeşit besin uyarılara konu olacak. Kurala uymayan işletmelere ise para cezası kesilecek.

Değil yemek, aynı ortamda bulunmak bile yetiyor!

Örneğin yer fıstığı, alerjik etkileri son derece yüksek bir besin. Sanılanın aksine kabuklu yemiş değil baklagiller familyasına ait bir besin olan yer fıstığı, son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde sıklıkla görülmeye başlanan alerji türlerinin başında geliyor. Hatta öyle ki kimi kişilerin yanlarında açılan yer fıstığı paketlerinden havaya saçılan alerjenleri soluması bile alerjik

belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Yine buğday alerjisinde de benzer durum söz konusu. Bağışıklık sisteminin bir ya da daha fazla buğday proteinine karşı anormal yanıt göstermesi sonucu alerjik tablo ortaya çıkıyor. Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Mergen Sağlam “Yalnızca buğdayın tüketilmesi ile değil fırın gibi ortamlarda buğday ununun solunması ile de alerjik belirtiler oluşabiliyor” diyor.

Sütten yumurtaya, ceviz ve bademden balığa!

Sağlık için sayısız faydası bulunan pek çok besin, içeriğindeki bileşenlerle kimi kişilerde alerjik sorunlara yol açabiliyor. Süt alerjisi % 5 ile dünya genelinde çocuklarda en sık görülen alerji türü. Süt içildikten hemen sonra, bağışıklık sistemi süt proteinlerine karşı alerji antikorları üretiyor, iltihap hücrelerini harekete geçiriyor veya bunların birleşimiyle tepki gösteriyor. Sağlıklı beslenmede hele de çocukların gelişiminde son derece faydalı olan ve sabah kahvaltılarının olmazsa olmazı olarak adlandırılan yumurta da hem çocuklarda hem de erişkinlerde sıkça alerjiye neden olan besinlerden biri. Yumurtanın hem sarısındaki hem de beyazındaki proteinler (ovovitellin, ovaalbumin, ovamucoid gibi) vücutta alerjiye neden olabiliyor. Soya fasülyesi ve soya sosu gibi soya bazlı ürünler de alerjen etkilere sahipken, ceviz, fındık ve badem üçlüsü ile kaju da alerjik bileşenleri ile dikkat çekiyor. Diyetisyen Sağlam, “Sadece yenilmesi değil aynı zamanda kozmetiklerin (özellikle şampuanlar ve kremler) içerisinde bulunması da alerjiye neden olabiliyor” diyor. Susam ve kabuklu deniz ürünlerinin yanı sıra somon, ton balığı, hamsi ve sardalye gibi balıklar ile çikolata da en sık alerjiye neden olan besinler arasında. Çikolatadaki alerjenlerin başta kakao olmak üzere kafein, süt, mısır, soya, fındık ve buğdaydan ileri gelebildiğini belirten Diyetisyen Sağlam “Mutluluk veren çikolatanın minik bir parçası bile kimi kişilerde ciddi sorunlara yol açabiliyor” diyor.

Hangi şikayetlere yol açabiliyor?

Yer fıstığı, süt, yumurta, buğday, soya, kabuklu yemişler, kabuklu deniz ürünleri, susam, çikolata ve balığın yol açtığı klinik tablo hemen hemen aynı. Alerjinin boyutu bünyeden bünyeye değişmekle birlikte kimilerinde bir kimilerinde birkaç belirti birden ortaya çıkabiliyor. Besin alerjilerinin yol açtığı şikayetlerden burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık, gözlerde yanma ve sulanma kişide soğuk algınlığı veya grip olduğu şeklinde bir düşünceye yol açabilirken, nefes darlığı, bulantı, karın ağrısı, hırıltılı solunum, morarma, mide ağrısı da ortaya çıkabiliyor. Yine atopik dermatit, kurdeşen, dilde şişme, damakta-gözde ve burunda kaşıntı, boğazda kaşıntı ve yanmanın yanı sıra bazı kişilerde anaflatik şoka yol açarak ölüme bile neden olabiliyor.

Besin alerjisinde ilk yardım nasıl yapılır?

Besin alerjisi bünyeden bünyeye göre farklı şikayetlere yol açabiliyor. Kimi bu şikayetleri hafif geçirirken kiminde çok daha ağır seyredebiliyor hatta ölüme neden olabiliyor. Örneğin tüketilecek bir ceviz ya da tek bir badem kimi kişilerde şikayetlerin baş göstermesi için yeterliyken kimilerinde buğdayın tüketilmesi değil, fırın gibi ortamlarda buğday ununun solunması bile alerjik belirtilere yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle en alerjen bu 10 besini tüketirken çok dikkat etmek ve iyi gözlem yapmak gerekiyor. Alerjisi olan kişilerin mutlaka yanlarında doktorunun önerdiği antihistaminik ilaçlarını buludurmaları ve gerekli durumlarda acilen yutmaları gerekiyor. Hatta dışarıda içeriği bilinmeyen ve alerjiye neden olan, bulaşma ihtimali olan bir besinin yanlışlıkla tüketilmesi durumuna karşın yanlarında kortizon ve adrenalin ampulleri bulundurmaları acil müdahale açısından faydalı. Fakat dilde, dudakta, boğazda; şişme, kızarma, yanma, kaşıntı veya nefes darlığı hissedildiği zaman mutlaka en yakın hastanenin acil servisine başvurmak gerekiyor.

Bebeklerde besin alerjisini anlamanın yolları

Bebeklerde besin alerjisini anlayabilmek son derece basit. Sadece ilk 6 aydan sonra ek besinlere geçişte önemli bir kurala dikkat etmek yeterli! Bebeğinize vereceğiniz her bir yeni ek gıdayı mutlaka üç gün arka arkaya verin. O süre içinde yeni sayılabilecek başka hiçbir besin vermeyin. Üç gün içerisinde besin alerjisi belirtilerinden biri veya bir kaçı ortaya çıkıyorsa hemen o besini kesin. Besin alerjisi zaman içerisinde geçebiliyor ancak tedavide ilk basamak, alerjiye yol açan besinin diyetten tamamen çıkarılması.

Bir cevap bırakın